5
-Heredotos’un doğıu kavimleri arasında zikrettiği TARGİTAB‘lar.
-İskit topraklarında doğdukları söylenen TYRKAE‘ler
-Tevratta adı geçen Togarma‘lar.
-Eski Hint kaynaklarında tesadüf edilen TURUKHA‘lar veya THRAK‘lar
-Esiki Ön Asya çivili metinleride görülen TURUKKU‘lar.
-Çin Kaynaklarında MÖ. I.yy’da rol oynadıkları belirtilen TİK veya Dİ‘ler
Bizzat “Türk” adını taşıyan Türk kavimleri olarak gösterilmektedir.
İslam kaynaklarında yer alan İran menşeli “Zend - Avesta” rivayetleri
ile İsrail menşeli “Tevrat” rivatetleride Nuh Peygamber’in torunu olan
Yafes’in oğlu “Türk” ile İran rivayetlerideki Feridun’un oğlu “Türac” veya “Tur”un soyu Türk adını taşıyan ilk kavim olarak gösterilmek istenmiştir.
“Avesta”da yer alan “Ebül Beşer”den (1) ,Cemil ve oğu Ferdiun’dan
bahsedilmektedir. “Ferdidun ülkesi Salm, Irak ve Turak (Türk) ismindeki
üç oğlu arasında pay etmiştir. Salma!a bugünkü İran ve havalisi, Irak’a
bugünkü Irak ve havalisi ,Turak’a ise Orta Asya ve Çin havvalisi
düşmüştür. Feridun ölünce Irak, Salm’a saldırarak İran ve havalisini
almış,dahasonra Turak’a saldırmıştır.
Irak, Turak’ı yenememiş, savaş bunların torunlarına uzanan dek
senelerce sürmüştür. Sonunda Turak’ın torunu “Afrasyap”(2) Irak torunun
“Muncihir”i mağlup ederek Ceyhun nehri sınır kabul edilen bir anlaşma
yapmıştır. Bu tarihten sonra ceyhun nehri doğusunda “TURAN”, batısına
da “İRAN” denmiştir.
Tevrat
rivayetleride ise Nuh tufanından sonra Nuh peygamber dünyayı üç oğlu
arasında pay etmiş.Yafes’e Orta Asya ve Çin ülkeleri düşmüş,Yafes
ölürken tahtını sekiz oğullarından biri olan “TÜRK” e bırakmıştır.
Görülmektedirki Hz. Adem devrina yakın zamanlarda Turak(Türk)‘den
İran-Turan savaşlarından ve Alp Er Tunga gibi büyük bir Türk
Başbuğunndan ve Saka İmparatorluğu Kağa’nından bahsedilmektedir.
Yukarıda mitoloji ve tarihi kayıtlar içerisinde yer alan “Türk” kelimelerinden ,Türk adının ne kadar eski olduğu ortaya çıkmaktadır.
MÖ XIV. yy’da yer alna “Tik”ler ile dünyada mevcut olan medeniyetlerin en eskisi olan MÖ. VII. yy. da Orta Asya’da kurulan “Anav” medeniyeti de Türkler tarafından kurulmuştu. O halde Türkler MÖ. XIV. yy’da Tik’ler , MÖ. VII. yy’da Anavlar ,MÖ IV yy’da Sakalar ile tarih kayıtlarında yer almaktadır.
Türk kelimesinin yazılı olarak kullanılması ilk defa MÖ 1328 yılında Çin tarihide “Tu-Kiu” şeklinde görülmektedir.
MÖ. I yy’da Roma’lı yazarlardan biri olan Pompeius Meala’nın Azak Denizi kuzeyinde yaşayan halktan “Turcae” olarak bahsetmesi ile ilk defa yazılı olarak karşılaşıyoruz.
Türk adının tarih sahnesine çıkışı MS VI yy’da kurulan Kök-Türk Devleti ile olmuştur. Orhun kitablerinde yer alan “Türk” adı daha çok “Türük”
şeklide gösterilmektedir. Bundan dolayı Türk kelimesini Türk
Devleti’nin ilk defa resmi olarak kullanılan siyasi teşekkülün Kök-Türk
imparatorluğu olduğu bilinmektedir. Kök-Türkler’in ilk dönemlerinde
Türk sözü bir devlet adı olarak kullanılmışken,sonrada Türk milletini
ifade etmek için kullanılmaya başlanmıştır.
MS. 585 yılında Çin İmparatoru’nun KÖK-TÜRK Kağanı İşbara’ya yazdığı
mektupta “Büyük Türk Kağanı” diye hitap etmesi, İşbara Kağan’ın ise Çin
İmparatoruna verdiği cevabi mektupta “Türk Devleti’nin Tanrı tarafından
kuruluşundan bu yana 50 yıl geçti” hitapları Türk adını
resmileştirmiştir.
Kök-Türk yazıtlarında Türk sözü daha çok “Türk Budun” şeklide geçmektedir. Türk Budun’un ise Türk Milleti olduğu bilinmektedir.
Dolayısıyla türk adı bu dönemlerde bir topluluğun veya kavmin isminden ziyade ,siyasi bir mensubiyeti belirleyen bir kelime olarak görülmektedir. Yani Türk soyuna mensup olan bütün boyları ve toplulukları ifade etmek üzere milli bir isim haline gelmiştir.



