BaküTürkleri.com » Genel » GÜL'ÜN AZERBAYCAN GEZİSİ BAŞLIYOR

 
 
 

GÜL'ÜN AZERBAYCAN GEZİSİ BAŞLIYOR

Yazar: NaZiF 6-11-2007, 22:42, Gösterim: 340

0

GÜL'ÜN AZERBAYCAN GEZİSİ BAŞLIYOR Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ilk resmî ziyaretini bugün Azerbaycan'a gerçekleştiriyor. Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın başlattığı geleneği yeniden devreye sokarak, kalabalık bir işadamı ve gazeteci heyetini de beraberinde götürüyor
06.11.2007 07:21




Üç günlük gezi öncesinde Zaman'a açıklamalarda bulunan Gül, ziyaretinin iki ülke ilişkilerinde yeni bir dönemeç olacağını söyledi. Gül, "Bütün konuları gözden geçireceğiz. Gelecekle ilgili yeni bir vizyon, yeni bir hedef çizilecek. Merhum Haydar Aliyev'in ifade ettiği gibi, hepimiz bir milletiz; ama ayrı ayrı devletleriz.'' dedi. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in talebi üzerine ilk ziyaretini Bakü'ye yaptığını vurgulayan Gül, bunun Azerbaycan'a verdikleri önemin göstergesi olduğunu kaydetti. Gül, ilk defa Bakü dışındaki bir şehre, Gence'ye giderek Nizami Gencevi'nin makamını da ziyaret edeceğini belirtti.

Cuhurbaşkanı Abdullah Gül, Zaman'ın sorularını şöyle cevaplandırdı:

İlk resmi ziyaretinizi Azerbaycan'a gerçekleştiriyor olmanızın anlamı nedir? Neden Azerbaycan?

Merhum Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev'in hepimizin hissiyatını ifade ettiği gibi, hepimiz bir milletiz; ama ayrı ayrı devletleriz. Farklı devletler olsak da kardeş halklar olarak işbirliğini sağlamak bakımından bizlere önemli sorumluluklar yükleniyor. Ziyaretim bu açıdan iyi bir dönemeç olacak. Ziyaretim, cumhurbaşkanı sıfatıyla yurtdışına yapacağım ilk resmi ziyaret hüviyetini taşıyor. Bu bakımından aynı zamanda gerek şahsım gerekse devlet olarak kardeş Azerbaycan'a verdiğimiz önemi gösteriyor. Göreve seçildiğimde, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, tebrik etmek üzere aradığında, ilk ziyareti kendi ülkesine yapmamın kendisini ve halkını çok sevindireceğini belirtmişti. Ben de bundan büyük bir mutluluk duyduğumu ve davetini yerine getirmeye çalışacağımı ifade etmiştim. Tabii ki, bu tür ziyaretlerle kardeşlik ve dostluklarımız müşahhas adımlarla pekişiyor. Ayrıca ziyaretin bir başka anlamlı tarafı ilk defa Bakü'nün dışındaki bir şehir olan Gence'ye de giderek Nizami Gencevi'nin makamını ziyaret etme imkanını elde etmiş olacağım.

İki ülke mart ayında diasporalarını birleştirme kararı aldı. Bu konuda önümüzdeki dönemde ne gibi adımlar atılması bekleniyor?

Bugün 1 milyondan fazla kişi Karabağ göçmeni ve savaş mağduru. Bu varken kimse bunu konuşmaz, durumun trajedisini dünyayla paylaşmazsa, haliyle gündeme gelmemiş olacak. Niye konuşulmaz? Bazı ülkeler ve insanları bu durumları bilmediği için konuşulmaz. 15 yıldan beri bir işgal varken bazıları konuşmaz. Anlatılmazsa hiç konuşulmaz. En iyi şekilde anlatabilmek için tabii ki, Türkler, Azeriler ve diğer herkesin hatta dünyanın her yerindeki vatandaşlarımızın, özellikle siyasetin etkin olduğu merkezlerde ortak hareket etmemiz lazım. Uluslararası arenada söz sahibi vatandaşlarımızın organize olması lazım. Bunların Bakü ve İstanbul'da değil, Washington, Brüksel, New York, Strasbourg, Londra ve Moskova'da anlatılması gerekiyor. Vicdanlar bilgilendirildikçe meselemizi daha rahat anlatma imkanını elde etmiş olacağız. Sözde Ermeni soykırımı iddiaları konusunda da çalışmalarımız devam etmekte. Türkiye, arşivlerini açtı. Tarafsız ve vicdanı olan tarihçi gelip incelesin diyoruz. Objektif ve tarihi hakikatlere uygun tüm adımlara kapımız açıktır.

İki ülke ilişkilerinde eğitim ve askeri konular daha çok öne çıkıyor. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkiler o kadar çok zengin ki. Askeri alanda güzel ilişkilerimiz var. Eğitim alanındaki ilişkilerimiz çok sevindirici düzeyde. Tecrübeli askerlerimiz Azerbaycan ordusunun eğitiminde katkıda bulunuyor. Bu ziyaretim sürecinde bütün konuları güzel bir gözlemden geçireceğiz. Yeni bir vizyon, yeni bir hedef çizilecek.

Ortak dil konusu gündeme gelecek mi?

Ortak bir kültür var. Artık birbirimizi anlıyoruz. Ben Azeri televizyonunu artık anlıyorum. İlk yıllarda birbirimizi anlamaya çalışıyorduk; ama bazı kelimeleri tam seçemiyorduk. İlişkilerin ve işbirliğinin daha müşahhas hale gelebilmesi için dillerimiz önemli bir araçtır. Ziyaretim sırasında ortak dil konularını konuşacağız. Eğitim, ve kültürel konuları kapsayan bazı anlaşmalara imza atılacak.

Türkiye ile Azerbaycan ve Orta Asya arasındaki stratejik ve ekonomik süreçlerin geleceğini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Önce mevcut duruma bakalım. Bazıları, Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) için "rüya, böyle bir proje mümkün değil" demişti. Bugün bin 800 km'lik boru hattının nasıl çalıştığını görüyoruz. Şimdi, bu projenin ikinci ayağı olan Bakü-Tiflis-Erzurum gaz hattının inşasının sene sonuna kadar bitmesini hedefliyoruz. Oysa bazı çevreler, "bunlar fizibl değil, çalışmaz, bitmez, bunlar hayal" gibi fikirlerde ısrar ediyordu. Azerbaycan petrolü artık Ceyhan'dan dünya pazarına ulaşıyor. Hatta bir adım daha ilerisine bakacak olursak, Orta Asya'dan Kazakistan'ın petrolleri de tankerlerle Bakü'ye geliyor, oradan BTC kanalıyla dünyaya pompalanıyor.

Şimdi ise Kars-Bitlis-Bakü demiryolu hattı gündemde. Bu proje de uzun yıllar konuşuldu, tartışıldı. Kimi 'çok güzel', kimi 'çok zor', kimi ise 'mümkün değil' dedi. Artık icraat zamanı. Bir iki ay içinde Bakü-Tiflis-Kars demiryolunun temeli de atılacak. Hatta bu demiryolu, Çin'e kadar uzanacak. Bizim İstanbul Boğazı için Marmaray projesiyle, Çin'den alınan bir yük bu demiryolu ile Kazakistan, Azerbaycan, Türkiye ve buradan İngiltere'ye kadar, Avrupa'nın içlerine kadar uzanacak. Bu projeler bir taraftan yapılırken, inşallah önümüzdeki dönemlerde yeni yeni projeler daha gelecektir.

Orta Asya ile 'İngiliz Milletler Topluluğu' benzeri bir yapı oluşturulabilir

Orta Asya ülkeleriyle ilişkileri yeterli buluyor musunuz? Bakanlığınızın sonunda vize jesti yaptınız. Benzeri jestler bekliyor musunuz?

Bakü-Tiflis-Ceyhan, Bakü-Tiflis-Erzurum ve Kars-Bitlis-Bakü gibi büyük projeleri artıralım. Ayrı devletleriz; ama aynı milletiz. Ülkelerimizin işbirliğine de ihtiyacımız var. Dayanışmayı ve işbirliğini çıkarlarımıza göre sağlamalıyız. İngiliz Milletler Topluluğu diye bir topluluk var. Nasıl kendi aralarında bir dayanışma varsa, bizde de öyle olmalı. Akıllı rasyonel ve hamasetten uzak. Hayal görmeden; ama güzel hedeflere kilitlenerek yol almalıyız. Dünyanın gerçekleri içinde hareket etmeliyiz. Bu da nedir? Serbest ticaret anlaşmasını yapacağız, vizeleri kaldıracağız.

Türkiye olarak, Dışişleri bakanlığım sırasında, bütün Türk cumhuriyetlerine uygulanan vizeleri kaldırma kararını aldık. Bir gün gelecek bu cumhuriyetler de aynı jesti yapacaklardır. Ondan sonra insanlarımızın serbest hareket etmesi lazım. Mallarımızın da serbest hareket etmesi lazım. Bu da serbest ticaret anlaşmalarından geçer. Bu anlaşmaların yapılması lazım. Bakınız ben yanımda çok kalabalık büyük bir işadamı grubuyla Azerbaycan'a gidiyorum. Bu ziyaretlerimiz bundan sonra böyle olacak. Bakü'de işadamlarıyla görüşeceğiz, gelecek ile ilgili plan ve projeleri tartışacağız.

Aklı ve vicdanı temiz nesiller

Şimdiye kadar Türk işadamları kardeş cumhuriyetlere yatırım yapmaya gidiyordu. Şimdi ise artık bu ülkelerden de yatırımcılar ülkemize gelmeye başladı. Mesela Petkim gibi büyük bir kuruma Azerbaycanlı kardeşlerimiz talip oldu. Turizm beldelerinde oteller almaya ve işletmeye başladılar bu cumhuriyetlerin işadamları tarafından. Eğitim anlaşmaları imzalanıyor. Özel müteşebbislerimiz aklı ve vicdanı tertemiz nesiller yetiştirmek için özel eğitim kurumlarını açıyor. Üniversiteler açılıyor. Orta Asya ülkeleri de bizde çalışmalı.

Kazak, Kırgız, Türk, Azeri, Özbek, Türkmen, Tacik hepimiz kardeşiz. Biz siyasetçiler ve yöneticiler halklarımıza yol açacağız, onlarda geleceğe doğru hızlı adımlarla ilerleyecek. Bizimki ABD ve Avrupa ile işbirliği gibi değil, dost ve kardeşane ilişkiler içinde. Ortak dili, kültürü, dini, dili, geleneği olan ülkelerin de diyaloğu ve işbirliği farklı olmalı.

Kategori: Genel

Sitemizden daha iyi yararlanabilmek için,
lütfen üye olunuz.

Yorum Ekle

isminiz:*
E-Mail:*
Yorum:
Bütün Gerekli Alanlari Doldurun: *