BaküTürkleri.com » Dinimiz İslam » BATI DÜNYASI ALLAH'A YÖNELİYOR

 
 
 

BATI DÜNYASI ALLAH'A YÖNELİYOR

Yazar: sogukkanli 1-07-2007, 12:39, Gösterim: 702

0

21. YÜZYIL, ALLAH’A YÖNELİŞİN MÜJDESİNİ

VERMEKTEDİR


Geçen yüzyıl savaşlar, zulümler, toplu katliamlar, ırkçı saldırılarla dolu, soykırımların yaşandığı bir yüzyıldı. Bu belaların sebepleri ise 19. yüzyılda hazırlanmaya başlamıştı. İlkçağlardan beri maddenin mutlak varlık olduğunu iddia eden maddeci düşünce, Darwin'in 19. yüzyılda ortaya attığı evrim teorisiyle güç bulunca, dinsiz ideolojilerde geniş çaplı bir yayılma oldu. Bu ideolojiler bir anda toplumların hayat felsefesi haline geldi.
Materyalist ideolojilerin toplumlarda uygulanmasıyla, zayıfı ezen, devlet kurumuna karşı, aile kavramını hiçe sayan, barış, huzur, kardeşlik tanımayan, sevgi, vefa, saygı gibi manevi değerlerden uzak, sanattan, bilimden zevk almayan nesiller ortaya çıktı. Ahlaki değerleri yok sayan, yalnızca maddeye önem veren bu anlayışın hakim olmasıyla, insanlar adeta ruhsuzlaştırıldı. Allah'ın varlığını ve dini inkar eden bir dünya oluşturmaya çalışan materyalistler, insanlara, hiç kimseye karşı sorumlulukları olmadıkları ve hiç kimsenin hakkını gözetmeden diledikleri gibi yaşayabilecekleri yalanını empoze ettiler.
Bunda da kısmen başarılı oldular ve ortaya dinden tamamen uzak yaşayan ve insani duygulardan uzaklaştırılmış bir nesil çıktı. Darwinist eğitimle yetişen bu nesil, üniversitede hayat felsefesi olarak Darwinizm'in "güçlü olan yaşar, zayıf olan elenir", "hayat bir mücadeledir", "gelişmek için savaşmak gerekir" telkinlerini almış, bu telkinlerle dolu Darwinist kitapları okumuş bireylerden meydana geliyordu. Bunun neticesinde toplumda giderek artan sayıda dinsiz, Allah inancı olmayan, ahirete inanmayan, hesap gününü düşünmeyen insanlar meydana geldi. Üniversitelerde hocalar, siyaset yapan politikacılar, sanatçılar, sporcular, aydınlar, bilimadamları felsefe olarak materyalizmi benimsedikleri için, konuşmaları, fikirleri, ortaya çıkardıkları eserler hep bu dinsizliğin birer ürünü oldu. Bilim adamları yaptıkları keşifleri, yaratılış gerçeği yerine evrim safsatasına bağladı; edebiyatta, sanatta ortaya çıkan her eserin ana fikri materyalizme dayandırıldı; siyasetçiler, üniversite hocaları, aydınlar yaptıkları her konuşmada bu dinsiz felsefeyi övdüler.
İşte 19. yüzyılda filizlenmeye başlayan dinsiz ideolojilerin dünya toplumlarına hakim olmasının sonucunda, 20. yüzyıl belaların ve sıkıntıların çağı olarak tarih sahnesinde yer aldı.
Ancak artık 20. yüzyıl geride kaldı. Şu an 21. yüzyılda; yepyeni bir çağdayız. Geçtiğimiz yüzyılda materyalist felsefenin, -hangi isimle ortaya çıkarsa çıksın- yıkımdan başka bir şey getirmediğini gören dünya insanları artık Allah'a yöneliyor. Özellikle 20. yüzyılın son dönemlerinde başlayan bu dine ve maneviyata geri dönüş, hızlı bir akımla tüm dünyayı sardı. Allah'a inanan, dua eden, yaratılış delillerini gören, aile, devlet, millet, ahlak gibi kavramlara hak ettikleri gerçek değeri veren toplumlar oluşmaya başladı.
Elbette bunun en büyük nedeni, dinsizlik propagandası yapan faşist ve komünist ideolojilerin oluşturduğu sistemlerin insanlara yaşatmış olduğu yıkım, sefalet, acı ve zulümdür. Özellikle Rusya'da, dinsizliğin doğurduğu felaketlere tüm dünya defalarca şahit olmuştur. Ekonomik bunalım, ahlaki dejenerasyon, açlık... Tüm bunlar Darwinist hezeyanları temel alan komünist Rusya'nın ardında bıraktığı kara tablonun bir parçasıdır. İşte tüm bu yaşananlar dünya insanlarına ders olmuş ve özellikle Batı dünyasında Allah'a yöneliş hız kazanmıştır.
Bu ani dönüş, birçok alanda çarpıcı bir şekilde kendini göstermektedir. Dünyanın önde gelen liderleri, politikacılar, askerler, hukukçular, sanatçılar, sporcular, bilim adamları, aydınlar Allah'a olan inançlarını açıkça ortaya koymaktadırlar. 20. yüzyılın Stalin, Lenin, Hitler, Mussolini gibi dinsiz, kanlı, zalim liderlerinin ve Marx, Engels gibi felsefecilerinin aksine 21. yüzyılın çağdaş liderleri Allah inancının, maneviyatın ve barışın önemini kavramışlardır.
Liderlerin yanısıra sanatçılar, bilimadamları, sporcular, yazarlar, aydınlar artık çalışmalarında, yaptıkları açıklamalarda Allah'ın ismini anarak, Batı'da dine ve maneviyata yönelişin önemini ifade etmektedirler. Son yıllarda düzenlenen ödül törenlerinde sanatçıların büyük çoğunluğu Allah'a olan şükranlarını dile getirmekte, sporcular başarılarının Allah'ın bir lütfu olduğunu belirtmekte, birçok bilimadamı yaratılış gerçeğini kabul etmektedir. Aynı şekilde 21. yüzyıl insanları da bu önemli gerçeğin bilincindedirler. Tüm bu gelişmeler 19. yüzyılda yaygın olarak benimsenen materyalist felsefenin, 21. yüzyılda yerini tekrar Allah inancına, doğruya, barışa, güzel olana bıraktığını göstermektedir.
Bu, Allah'ın insanlara vaadidir:

De ki: "Hak geldi, batıl yok oldu. Hiç şüphesiz batıl yok olucudur." (İsra Suresi, 81)


ALLAH'A YÖNELİŞİN TOPLUMDAKİ YANSIMALARI

Son yıllarda medyada "Allah'a inanıyorum", "her gece dua ederim, "Allah'a şükretmediğim tek bir günüm bile geçmiyor.", "Allah sizi ve ülkemizi korusun", "Allah'a teşekkür ederim" gibi başlıklı haberlere çok sık rastlıyoruz. Ancak bu haberlerde üzerinde dikkatle durulması gereken nokta bu sözleri kimlerin söylediğidir. Bu sözlerin sahipleri dünyada milyonlarca kişinin beğeniyle izlediği sanatçılar, gençlerin şarkılarını ezbere bildiği şarkıcılar, insanların maçlarını takip ettiği sporcular veya dünya politikasına yön veren ülkelerin liderleridir. Toplumun önde gelen kişileri, bu sözleriyle tüm dünyada büyük bir hızla yayılan Allah'a yönelişin en somut örneğini sergilemektedirler. Bu insanlar inançlarını dile getirmekten hiç çekinmeden, her fırsatta Allah'a olan sevgilerini ve bağlılıklarını vurgulamaktadırlar. Sanatçılar, kendileriyle yapılan röportajlarda, albümlerinin kapaklarında, çevirdikleri filmlerde, söyledikleri şarkılarda, ödül törenlerinde; politikacılar günlük hayatlarında, konuşmalarında kısacası her fırsatta Allah'a karşı olan bağlılık duygularını anlatmaktadırlar.
İngiltere ve Amerika gibi dünyanın en gelişmiş ülkelerinin başında olan liderler de yaptıkları birçok konuşmada Allah'a yönelişin, manevi değerlerin insanlık açısından öneminin üzerinde durmaktadırlar.
Örneğin dindar kimliğiyle tanınan İngiltere Başbakanı Tony Blair, 2001 yılı Ocak ayında düzenlenen bir toplantıda İslam'daki sosyal adalet kavramının kendisini çok etkilediğini söylemiştir. Ve yine Kuran'da yer alan zekatı örnek vererek yardımlaşmanın toplumlarda yaygınlaşmasını umduğunu dile getirmiştir. Tony Blair'in bu sözleri, tüm dünyada Kuran ahlakına yönelişe büyük bir ihtiyaç olduğu ve bu sürece hızla girildiğini göstermektedir.
İngiltere'nin yanısıra dünyada en çok söz sahibi olan ülkelerden olan Amerika'da da durum farklı değildir. Amerika'nın eski başkanı Bill Clinton, 1997 senesinde inanç özgürlüğüyle ilgili bir genelge yayınlayarak her kesimden insanın huzur ve güvenlik içinde ibadetlerini yerine getirmesine imkan sağlamıştır. Bunun yanısıra İslam dinine olan hayranlığını defalarca dile getirmiş, tüm dünyada barışın sağlanması için insanları Allah'a dua etmeye davet etmiş, Kuran'dan ayetleri örnek vererek insanları dine yönelmeye teşvik etmiştir. Bill Clinton ayrıca, tarihin en büyük buluşlarından biri olan Genom Projesi'nin açıklanmasının ardından tüm dünyaya hitaben yaptığı konuşmasında, "Allah'ın yaşamı yarattığı dili öğreniyoruz'' diyerek başladığı sözlerini "Allah'ın en kutsal armağanının ne kadar harika, güzel ve karmaşık olduğunu daha yakından anlıyoruz'' diyerek tamamlamıştır.1 Clinton, bu sözleriyle tüm dünyada hızla yayılan Allah'a ve yaratılış gerçeğine dönüşü dile getirmiştir. Yine 19 Ocak 2001 tarihinde Amerikan halkına hitaben yaptığı "Veda Konuşması"nı da şu sözlerle noktalamıştır: "Allah sizi korusun, Allah Amerika'yı korusun."
Yeni başkan olan George W. Bush da, başkanlık seçimleri öncesinde Amerika'da devlet okullarında Yaratılış'ın okutulması gerektiğini vurgulamış, dini ve ahlaki eğitime önem verilmesi gerektiğini dile getirmiştir.
Son olarak Newsweek dergisinin Ocak 2001 sayısındaki bir makalede Meksika'nın yeni başkanı Vicente Fox'un, yaklaşık bir yüzyıldan sonra ülkenin yönetimini ele alan en açık dindar olduğu yazılmıştır. Tüm bunlar artık Batı'nın yeni liderlerinin Allah'a yönelişin önemini kavradıklarını açıkça göstermektedir.
Dünya liderlerinin yanısıra sanat dünyasında da Allah'a dönüşün izleri açıkça görülmektedir. Dünyaca ünlü sinema oyuncularının her biri artık demeçlerinde Allah'a olan inançlarını vurgulamaktadırlar. Örneğin sinema dünyasının önde gelen isimlerinden Oscar ödüllü sinema oyuncusu Denzel Washington, bir röportajında başından geçen bir olay için "bu Allah'ın planı, benim değil", "şu an bulunduğum yere Allah'ın yardımıyla geldim" diyerek Allah'a ve kadere olan inancını ve Allah'a olan güvenini dile getirmiş, ayrıca çocuklarını da Allah inancıyla yetiştirdiğini belirtmiştir.2
Ünlü komedyen Jim Carrey ise bir röportajında sahip olduğu yetenek için Allah'a şükrettiğini açıkça dile getirmiştir.
Bunların yanısıra Arnold Schwarzeneger, Mel Gibson, Sharon Stone, Jean-Claude Van Damme gibi birçok ünlü de yaşadıkları debdebe dolu hayatın geçiciliğini anlayıp, Allah inancına yönelen ünlülerdir.
Sinema oyuncularının Allah'a yönelişlerindeki bu dikkat çekici artışın yanısıra son yıllarda çevrilen Holywood filmlerinde dini temaların işlenmesi de bu açıdan önemlidir. Milyonlarca dolar masraf yapılarak, en son teknoloji kullanılarak çekilen "Armageddon", "End of Days" (Şeytanın Günü), "Resurrection" (Diriliş), "Devil's Advocate" (Şeytanın Avukatı) gibi filmlerde senaryolar Allah inancı, kıyamet günü, melek, şeytan, kader konuları üzerine kurulmuştur.
Sanat dünyasının müzisyen çevresinde son yıllarda yaşanan Allah inancına yönelişin örneklerini görmek mümkündür. Bunu anlamak için her yıl düzenlenen Müzik Ödülleri Törenleri'nden sadece birini takip etmek bile yeterlidir. Grammy, Brits, VH1, MTV Müzik Ödülleri gibi törenlerde ödül alan sanatçıların yüzde doksanı yaptıkları konuşmalarda ilk önce Allah'a teşekkür etmektedirler.
Örneğin ünlü genç şarkıcı Shakira, 2000 senesinde MTV'nin düzenlediği Müzik Ödülleri Töreni'nde ödülünü aldıktan sonra "bana bu hediyeyi verdiği için Allah'a teşekkür ederim" demiş, yine bir başka ünlü şarkıcı olan Lauryn Hill, 1999 senesinde düzenlenen Grammy Ödül Töreni'nde Allah'a olan inancını dile getirmiştir. Bunların yanısıra ünlü şarkıcı Sinéad O'Connor, "Allah bana yardım etti, bana sesimi... verdi" diyerek, sahip olduğu yeteneğin Allah'ın bir nimeti olduğunu belirtmiştir. Dünyanın en ünlü gitaristlerinden biri olan Carlos Santana da bir ödül töreninde sanatçılara hitaben yaptığı konuşmasında müzik kabiliyetinin Allah'ın verdiği bir yetenek olduğunu milyonlarca insana hatırlatmıştır.
Bir başka dikkat çekici nokta da, hergün televizyonlarda onlarca kere yayınlanan bu şarkıcıların söyledikleri şarkıların sözleridir. Bu sözlerin birçoğunda Allah'a sığınma, Allah'a yalvarma, dua tarzında ifadeler vardır. Bu, çok önemli bir noktadır. Bu şarkıları ezberleyen, sürekli söyleyen her genç aslında Allah'a yalvardığının, Allah'ın ismini andığının farkındadır. Örneğin gençlerin oluşturduğu çok ünlü bir grup olan Boyz II Men, bir şarkılarında sadece Allah'a yalvararak, dua etmektedirler. Bu gençleri seven milyonlarca hayranı da onların Allah'a olan samimi yakınlıklarını kendilerine örnek almaktadır.
Bu şarkıcıların albüm kapakları dikkatlice incelendiğinde Allah'a olan yönelişleri burada da açıkça görülebilir. NSYNC, Backstreet Boys gibi özellikle genç şarkıcılardan oluşan grupların çıkardıkları son albümlerin kapakları çok önemli mesajlar içermektedir. Dünyada milyonlarca genç hayranı olan, her yıl onlarca ödül alan NSYNC grubunun en son çıkardığı "No Strings Attached" adlı albümlerinin kapağında yer alan teşekkür sözleri, özellikle gençlerin Allah'a yönelişinin en büyük delilidir. Bu gençlerden biri olan Chris Kirkpatrick'in Allah'a olan inancını yansıtan sözleri şöyledir:
"Beni koruduğu ve bana verdiği hediyeyle insanlara ulaşma fırsatı verdiği için Allah'a teşekkür ederim. Tüm bunları bana veren Sen'sin ve Sana sonsuz şükürler olsun."

YENİ BİNYILDA DÜNYA LİDERLERİ ALLAH’A YÖNELİŞİN ÖNEMİNİ DİLE GETİRİYOR

Dünyanın önde gelen ülkelerinin liderleri seçim kampanyalarında, başkanlık törenlerinde, çeşitli demeçlerinde Allah'a yönelişin üzerinde durmuşlar ve her fırsatta Allah'ın ismini anmışlardır. Materyalist felsefenin bir ürünü olan inançsızlığın insanlığı savaş, açlık, zulüm, soykırım gibi felaketlere sürüklediğini farkeden bu liderler, artık halklarını Allah inancına ve maneviyata yönelmeye teşvik etmektedirler.
İlerleyen sayfalarda bu kişilerden bazılarının, dindar kimlikleri ile ilgili bilgilere ve kendi sözlerine yer verilmektedir.


BILL CLINTON,
Eski ABD Başkanı
Bill Clinton'ın başkanlığı döneminde dine yöneliş yolunda büyük adımlar atıldı. Örneğin 1996 senesinde ABD tarihinde ilk kez Beyaz Saray'da Müslümanlara iftar yemeği verildi. Yine 1997 yılında Clinton'ın yayınladığı bir genelgeyle inanç hürriyeti konusunda büyük aşamalar kaydedildi.3 Bu gelişmeleri takiben toplumun her alanında insanlar Allah'a olan yönelişlerini açıkça ilan ettiler. Politikacılar, ordu mensupları, bilimadamları, sanatçılar, sporcular kısaca toplumun her kesimi artık Allah'a olan inançlarını açıkça ilan etmektedirler. İşte eski Amerikan başkanı Bill Clinton'ın Allah'ı öven sözlerinden bazı örnekler:

Tarih: 12 Eylül 1998
Konu: Clinton'un Beyaz Saray'da verdiği kahvaltı daveti
"… Dün gece geç saate kadar bugün ne söylemem gerektiği ile ilgili düşünüp, dua ettim… İstediğim gibi bir insan olabilmek için Allah'ın yardımına ihtiyacım var… Bu ülkenin çocukları etkileyici bir şekilde dürüstlüğün önemli olup, bencilliğin yanlış olduğunu öğrenebilirler. Fakat Allah bizi değiştirebilir ve bizi zor anlarda güçlü kılar… Birkaç gün önce Florida'dayken Yahudi bir arkadaşım bana "Pişmanlığın Kapıları" adlı bir yakarış kitabı verdi. Size bu kitaptan bir bölüm okumak istiyorum… "Allah'ım bize duygusuzluktan hissiyata, düşüncesizlikten kararlılığa, kıskançlıktan hoşnutluğa, ilgisizlikten disipline, korkudan imana geçmemizde yardımcı ol. Bizi esirge, Allahım, bizi sana geri döndür."… Allah'a bana temiz bir kalp vermesi, ... imanımla yürümemi sağlaması için yalvarıyorum… Allah sizi korusun.4

Tarih: 20 Aralık 1998
Konu: Ramazan Kutlaması
"ABD Başkanı Bill Clinton, İslam dinine hayran olduğunu soyledi..."5

Tarih: 8 Ocak 2000
Konu: Ramazan Bayramı Kutlama Mesajı
"Oruç tutulan Ramazan ayı, sadece kutsal bir görev anlamına gelmekle kalmayıp, güçlü bir öğretidir ve İslam dininin dünyaya armağanıdır. Ramazan, Müslümanlar'ın yanısıra bütün insanlığa, acı ve yoksulluk çekenlere yardım etmemiz konusundaki yükümlülüğümüzü hatırlatır. Ramazan, daha iyi ve daha insanca bir dünya oluşturmamız için bize bir arada çalışmamız gerektiğini hatırlatır. Bütün inançların saygı gördüğü, ayrı inanç ve etnik kökenlerden gelen insanların birarada uyum içinde yaşayabildiği, farklılıklarımızdan güç ve neşe bulabildiğimiz bir dünyanın ortaya çıkmasını umuyoruz ve bunun için dua ediyoruz. Ortadoğu'da ve dünyanın diğer yerlerinde barışın hakim olacağı, insanların şiddetin gölgesinden kurtularak çocukları için daha iyi bir yaşam oluşturabileceği yeni bir ayın gelmesi için dua ediyoruz.''6

Tarih: 12 Ocak 2000
Yer: Beyaz Saray
"ABD Başkanı Bill Clinton, Ramazan Bayramı'nın son gününde Beyaz Saray'da bir kutlama düzenleyerek İslam dinine övgüler yağdırdı... Clinton, törende yaptığı konuşmada, yeryüzündeki her dört kişiden birinin İslam dinine mensup olduğunu belirterek, "Dünyanın İslam dininden öğreneceği çok şey var" diye konuştu. İslamiyetin barıştan yana olduğunu söyleyen Clinton, Kuran'da bu yöndeki ayetlere de işaret ederek, "Bir ayette Allah'ın ulusları ve kabileleri birbirlerini küçümsemeleri için değil, tanımaları için yarattığı anlatılır. Bundan çok etkilendim" dedi. Başkan Clinton, kızı Chelsea'nin de lise yıllarında İslam tarihi üzerine ders aldığını ve bu çerçevede Kuran'ın birçok bölümünü okuduğunu söyledi. "Chelsea, akşam eve geldiğinde eşimle bana İslamiyete ilişkin bilgiler verir ve daha sonra soru sorup bizi sınardı."7

Tarih: 27 Haziran 2000
Konu: Genom Projesinin Açıklanmasının
Ardından Tüm Dünyaya Hitaben Yapılan Açıklama
"Başkan Clinton, genetik şifrenin çözümünü tarihin en büyük buluşlarından biri olarak tanımladı. Clinton, Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında "Allah'ın yaşamı yarattığı dili öğreniyoruz'' dedi. ... Clinton, "Allah'ın en kutsal armağanının ne kadar harika, güzel ve karmaşık olduğunu daha yakından anlıyoruz'' dedi.8

Tarih: 28 Aralık 2000
Konu: Ramazan Bayramı Kutlaması
"Bütün Amerikan halkı adına, dünyadaki tüm Müslümanlar'ın Ramazan Bayramı'nı kutlamaktan onur duyuyorum. İster bu ülkede doğmuş, ister Afrika, Ortadoğu, Asya veya Avrupa'dan göç etmiş olsun, Müslümanlar Amerikan toplumunda giderek daha önemli bir unsur haline geliyor. İslam dininin ülkemizde büyümesinden dolayı bütün inançlara mensup Amerikan vatandaşları, Müslümanlar'ın oruç tuttuğu, dua ettiği ve kendilerini Kuran'ın öğretisine adadığı Ramazan ayının önemini daha iyi kavrıyor."9
"Clinton, bu yıl Müslümanların Ramazan Bayramı, Hıristiyanların Noel'i ve Musevilerin Hanukah Bayramı'nın aynı zamana rastladığını belirterek, hem Kuran, hem İncil, hem de Tevrat'ın bütün inananlara komşularını sevmelerini ve başkalarına iyi davranmalarını emrettiğini, Kuran'ın ise, herkesin ortak bir insanlığı ve onuru paylaştığını anlattığını kaydetti."10

Tarih: 19 Ocak 2001
Konu: Clinton'ın Başkanlığa Veda Konuşması
"... Allah sizi korusun, Allah Amerika'yı korusun"11
Bill Clinton döneminde başkan yardımcısı olan ve 2000 senesi Amerikan Başkanlık Seçimlerinde başkan adayı olan Al Gore da, seçimle ilgili mahkemenin kararını açıklamasının ardından yaptığı konuşmasını şu sözlerle bitirmiştir;
"...Allah sizi ve ülkemizi korusun."12


MADELEINE ALBRIGHT,
Eski ABD Dışişleri Bakanı
2001 yılında ilk kez ABD Dışişleri Bakanlığı'nın resmi internet sayfasında İslam Bölümü açıldı. Bu sayfada Eski Dışişleri Bakanı Madeleine Albright'ın İslam'ın Amerika'daki yükselişiyle ilgili yaptığı açıklamada çarpıcı bilgiler yer almaktadır:
"Geçen sene devletin internet sayfasında "Amerika'da İslam" başlıklı bir bölüm açılmasından memnuniyet duyuyorum. Bunun amacı herkesin İslam'ın Amerikan hayatındaki pozitif gücünü görmesini sağlamak..." 13


GEORGE W. BUSH,
ABD Başkanı
Bill Clinton'ın ardından Amerikan Başkanı seçilen George W. Bush da 2000'li yıllarda Allah'a yönelişte büyük bir artış olacağını izleyeceği politikayla ortaya koymuştur. Başkan Bush, inanca yönelişte önemli bir adım olarak devlet okullarında evrim teorisinin okutulmasını eleştirmiş, gençlere verilecek ahlaki eğitimin önemi üzerinde durmuştur. 21. yüzyılın başındaki Amerikan başkanı George W. Bush'un Allah'a yönelmeye davet eden konuşmalarından bazı örnekler:
"… Ben her zaman "dindar" bir insandım. Kiliseye düzenli olarak giderdim. Fakat o haftasonu inancım yeni bir anlam kazandı… İsa'nın hayatını severek, hayatın imanın gücünü değiştirebileceğini anladım… Ayrıca duanın gücünü de anladım. Allah'ın yol göstermesi için dua ederim… İmanım bana dikkat ve bakış açısı veriyor. İnsanlığı öğretiyor… İnanç hayatımın önemli bir parçası. İnancımı yaşamamın önemli olduğuna inanıyorum. Bunu gösteriş olarak yapmıyorum. Amerika inanç özgürlüğünden dolayı harika bir ülke… Eğer tüm insani planların üstünde olan kutsal bir plana inanmasaydım yönetici olamazdım… İnancım bana yaşamın Allah'ın bir hediyesi olduğunu öğretiyor. Yaşam Allah tarafından verilmiştir ve Allah tarafından alınır…" 14

Tarih: 4 Ağustos 2000
Konu: George W. Bush'un Başkan Adayı Olarak Seçilmesinin
Ardından Yaptığı Konuşma
Elimi İncil'in üstüne koyduğumda, sadece ülkemizin kanunlarını korumaya yemin etmekle kalmayıp, aynı zamanda seçildiğim makamın şeref ve saygınlığını da koruyacağıma yemin edeceğim. Bu nedenle Allah'ım bana yardımcı ol… Ben yakınlarımızı yargılamayı değil onları sevmeyi öğütleyen Allah'a inanıyorum… Allah bizi korusun. Allah Amerika'yı korusun.15

Tarih: 20 Ocak 2001
Konu: Başkanlık Devir Töreni
Amerika'nın yeni başkanı George W. Bush başkanlık devir törenindeki konuşması aşağıdaki cümlelerle tamamlamıştır:
"... Ve bazı ihtiyaçlar ve yaralar öylesine derindir ki bunlar ancak bir akıl hocasına veya rahiplerin duasına cevap verirler. Kilise ve hayırseverlik, sinagog ve camiler toplumu insanlığa yöneltmektedirler ve bizim planlarımızda ve kanunlarımızda şerefli bir yere sahip olacaklardır... Allah sizi korusun, Allah Amerika'yı korusun."
Ayrıca bu törende iki ayrı papaz tarafından Allah'a yakarış dolu dualar edilmiştir. Tüm dünyanın canlı yayınla ekranlardan izlediği Amerikan Başkanlık Töreni'nde yapılan bu dualar, batıda Allah inancının artık yoğun bir şekilde yaşandığını gözler önüne sermiştir. Tüm davetlilerin ayakta dinlediği bu duaların içeriği şöyledir:
"Bize barış, öngörülü davranış ve tarafsızlık veren Yüce Allah'ım. Senin kutsal ismini anıyoruz. Bize iman, bağışlanma ve iyilik verdiğin için teşekkürler. Amaç yerine gururu seçtiğimiz, prensipler yerine popülerliği ve ahlak yerine materyalizmi seçmemizden dolayı bizi bağışla. Bizi tüm bunlardan ve diğer şeytani şeylerden koru, günahlarımızı bir daha hiç hatırlanmamak üzere bağışla. Allah'ım, merhametinden dolayı sana şükürler olsun. Sana, her çocuğun öğrenebileceği ve geride öğrenmemiş hiçbir çocuğun kalmayacağı bir imanı verdiğin için teşekkürler. Geride imanı olmayan hiçbir genç de kalmayacak. Tüm liderlerin birlikte oturup, fikir alışverişinde bulunabildiği için teşekkürler. Bu şekilde her Amerikalı'ya nimet veriyorsun. Eşitsizlik duvarlarının yıkılacağı, zenginle fakir arasındaki ayrılığın biteceği ve eğitimliyle eğitimsiz arasındaki çatışmanın sona ereceği inancını bize verdiğin için teşekkürler. Sana tüm yüreğimizle teşekkür ediyoruz. Merhametin üzerimizde olsun... Bu duamızı saygıyla sana sunuyoruz. Bu duamızı tüm amin diyenler için kabul et."
"... Allah en büyüktür ve en büyük zaferler onun elindedir. Onun büyüklüğü ve elindeki güçler sayesinde gökyüzündeki ve dünyadaki herşey onundur. O herşeyin sahibidir ve herşey ondan gelir. O herşeyin kurucusu ve yöneticisidir. Yüceltme gücü onun elindedir."16
Başkan Bush'un seçimlerden önce Allah'a olan inancıyla ilgili yaptığı konuşmalardan bazı örnekler şöyledir:
"... Ben kimin cennete gideceğine Allah'ın karar vereceğine inanıyorum..."17
"Cumhuriyetçi adaylar Bush'a en takdir ettiği politik liderin kim olduğunu sorduklarında şu cevabı verdi: "İsa, çünkü O, benim kalbimi değiştirdi... İnsan, kalbini ve hayatını İsa'ya yönelttiğinde ve İsa'yı kurtarıcı olarak kabul ettiğinde, bu kalbini değiştirir. Hayatınızı değiştirir. Ve işte bana olan da bu."18

Tarih: 11 Ağustos 1999
İnternette yayınlanan bir makalede George W. Bush'un
okullarda dini eğitimle ilgili düşünceleri şöyle belirtilmiştir:
Gorham'daki başkanlık kampanyası sırasında başkan adayı George W. Bush önemli bir konuşma yaptı. Bush, karakter eğitiminin hatta dini eğitimin Amerikan devlet okullarında daha geniş çaplı olması gerektiği yönünde görüşlerini belirtti.19

5 Kasım 1999'da New York Post'ta başkanın görüşleriyle ilgili
yazılanlar ise şöyledir:
"Sınıfta Allah'ı öğretmek... George W. Bush, okullar, çocuklara evrimin yanısıra dünyayı Allah'ın yarattığı şeklindeki İncil inancını da vermelidir. "Çocukların dünyanın nasıl oluşmuş olabileceği ile ilgili farklı yorumları öğrenmesi konusunda bir sorunum yok" şeklinde konuştu Bush... Yerel okullar müfredatlarında yaratılış ve evrime yer vermeliler."20

29 Ekim 2000 New York Times'ta çıkan bir yazıda şu satırlar
yeralmaktadır:
"Bay Bush... evrime inanmıyor."21

Tarih: 30 Ocak 2001
Konu: Beyaz Saray'da "İnanç Temelli Toplum Girişimi" adı altında bir ofis oluşturulması
Başkan Bush, Amerika'da dini ve ahlaki eğitime verdiği önemi dini kuruluşlara yüksek miktarda özel fon ayrılması için başlattığı girişimle göstermektedir.
"Dün Kongre'ye bir öneri sunan Bush, Kilise ile devlet arasında işbirliği çağrısında bulundu. Dini kurumlara hükümet fonu aktarılmasını isteyen öneriye göre, Bush Beyaz Saray'da "İnanç Temelli Toplum Girişimi" adlı bir ofis kuracak. Bu ofis, federal hükümet ve dini kuruluşlar arasında işbirliği sağlayacak."22

Tarih: 1 Şubat 2001
Konu: Ulusal Dua Kahvaltısı'nda Başkan Bush'un yaptığı
konuşma
Başkan Bush, her yıl düzenlenen Ulusal Dua Kahvaltısı'nda inancının hayatının her yönünü etkilediğini ve derin dini inançlarını ortaya koymasının ulusun başkentine yeni bir anlayış getireceğini belirtti... Bush konuşmasında "geçmişimizin ne olduğu önemli değil, dua ederken, evrensel birşeyi paylaşıyoruz: Bizi yaratanla konuşma, O'nu dinleme ve O'nun bizim için neler planladığını bilme isteği... İnancım bana insanlara hizmet etmemnde yardımcı oluyor. İnanç insanlığı öğretir... İnanç aynı zamanda ülkemizin medeniyeti açısından da önemlidir... İnanç sadece birbirimize hoşgörülü davranmayı öğretmekle kalmaz aynı zamanda birbirimize saygı duymayı, değişik görüşleri dinlemeyi de öğretir..."23

Tarih: 2 Kasım 1999
Konu: George W. Bush'un New Hampshire'da yaptığı "Eğitimin Doğru Hedefi" adlı konuşmasından bir bölüm
"Amerikan başkanı George W. Bush, 1999 senesinde yaptığı bir konuşmasında çocukların dini inançlarını yaşamaları konusunda özgür olduklarını ve dinin onlara çok şey kazandırdığı üzerinde durmuştur.
… Tüm çocuklarımız iyi çocuklar… Hemen hemen tamamı Allah'a inanıyor ve inançlarını yaşıyorlar… Dini grupların okul öncesi ve sonrası tanışma hakkı vardır. 24
Amerika'da durum böyleyken Batı'nın en büyük güçlerinden biri olan İngiltere'de de durum farklı değildir. Dindar kimliğiyle tanınan İngiltere Başbakanı Tony Blair ve İngiliz Kraliyet Ailesi'nden Prens Charles, Batı'da Allah'a olan yönelişin önemini çeşitli sözleriyle dile getirmişlerdir."


TONY BLAIR,
İngiltere Başbakanı

Tarih: 11 Mart 2000
"İngiltere Başbakanı Tony Blair'in, Kuran-ı Kerim'i üç kez okuduğu bildirildi... Blair'in Kuran'ı son aylarda gittiği Portekiz'deki Noel tatili sırasında bir kez daha okuduğu ve daha sonra biraraya geldiği İngiltere'deki Müslüman gruplarla yaptığı sohbetler sırasında İslamiyet hakkındaki bilgileriyle bu kişileri çok etkilediği ifade ediliyor..."25

Tarih: 30 Mart 2000
Blair, Muslim News adlı bir gazeteye verdiği röportajda..., İslam'ı, "barışçı, derin bir düşünce ürünü ve çok güzel bir dini inanç" olarak değerlendirdi... İngiltere Başbakanı Blair, gazeteye yaptığı açıklamaya şöyle devam etti: "Eğer Kur'an'ı okursanız, açıkça görebilirsiniz. Sevgi ve arkadaşlık kavramları, insanlığı yönlendiren duygulardır."26

Tarih: 11 Ocak 2001
Konu: Müslüman toplumunun ileri gelenlerine verilen davet
Türk İşadamı Remzi Gür, İngiltere Başbakanı Tony Blair'in ... Müslüman toplumunun ileri gelenlerine Kur'an-ı Kerim'i okuduğunu, pek çok noktasından çok etkilenmekle beraber özellikle zekat anlayışına hayran olduğunu belirtti. Gür, Blair'in, "Bizim toplumumuz da Müslümanlığın, bölüşümü ve paylaşımı emreden zekat anlayışından örnek almalı. Unutulmamalı ki günümüz dünyasının zor koşulları ancak bu güçlüklerin paylaşılmasıyla yenilebilir'' cümleleriyle duygularını anlattığını söyledi.27

Tarih: 12 Ocak 2001
Yer: Başbakanlık Konutu
Tony Blair, yemekte yaptığı konuşmada, "Ben Kuran okuyorum. Kuran çok güzel. Kuran'daki sosyal adalet, insan eşitliği, alçakgönüllülük gibi insani kavramların fazlalığı beni büyüledi. Artık İngiltere'de pek çok önemli görevlerde Müslümanların olması çok güzel" dedi.28

Tony Blair ayrıca İngiltere'de yayınlanan Muslim News adlı gazetedeki röportajında İslam dini hakkındaki görüşlerini şu şekilde dile getirmiştir:
"İslam barışçı, derin anlamlar içeren, çok güzel bir inanç..." Tony Blair, iki Kuran'ı olduğunu ve mümkün olduğunca yanında taşıdığını belirtiyor. Bu alışkanlığı da Chelsea Clinton'dan edinmiş. Ayrıca İslam'a olan saygısını da şu sözleriyle dile getiriyor: "Kuran'dan ilham alıyorum. Eğer Kuran'ı okursanız, sevgi ve dostluk kavramının çok açık... olduğunu göreceksiniz.29


PRENS CHARLES,
İngiltere Prensi
1997 senesinin ilk aylarında Prens Charles, şu sözleriyle insanları Allah'a imana davet etmiştir:
"…Kontrolden çıkan modern materyalizm çağında Batı'nın İslam dininden öğreneceği çok şey olduğunu söyleyen Prens Charles, tahrip edilen masumiyetin ve kaybolan tevhidi kainat anlayışının İslam'ın katkısıyla yeni bir boyut kazanabileceğini açıklıyordu…"30
Londra'nın batısındaki ilk resmi İslami okulu ziyaret eden Prens Charles, dinin topluma kazandırdıklarının çok önemli olduğuna dikkat çekmiştir:
"İslam dininin toplumumuza kazandırdığı değerleri takdir ediyor ve bundan memnunluk duyuyoruz."
HELMUT KOHL,
Eski Almanya Başbakanı
Eski Almanya Başbakanı Helmut Kohl da, 1997 senesinde Avrupa Birliği'ne sunduğu bir mektubunda şu teklifte bulunmuştur:
"Başbakan Kohl, ileride hazırlanacak olan Avrupa Birliği anayasasına Allah'ın isminin yazılmasını istiyor. Alman anayasasında Allah'ın ismi anılıyor ve Bavaria'daki taraftarlar bunun Avrupa Birliği'ne de model olacağını umuyorlar. Kohl, bu hafta Harald Hässler'e yazdığı mektubunda, diğer Avrupa Birliği üyesi iki ülkenin de –İrlanda ve Yunanistan- anayasalarında Allah'ın isminin yazdığını belirtti... Kohl'ün teklifi dün, Hässler ve diğer taraftarlar tarafından içtenlikle karşılandı. "Bu kesinlikle çok hoş" dedi Avrupa Parlamentosu Hristiyan Sosyal Birliği üyesi. "Bence Helmut Kohl, Avrupa geleceğinin en büyük mimarıdır"31


VICENTE FOX,
Meksika Başbakanı
71 yıldır iktidarda bulunan Kurumsal Devrimci Parti'yi (PRI) yenilgiye uğratarak 1 Aralık 2000 tarihinde başkanlık koltuğuna oturan Katolik Vicente Fox, konuşmalarında devlet okullarında dini değerlere yönelinmesi gerektiğini vurgulamıştır.32 Meksikalı bir resmi görevlinin "Berlin Duvarı'nın yıkılışı gibi"33 dediği 2 Temmuz seçimlerini kazanan yeni başkanın dine yönelişin müjdecisi olması konusunda 8 Ocak 2001 tarihli Newsweek dergisinde şunlar yazılmıştır:
"... Piskopos José de Jesus Martinez Zepeda başkanlarıyla ilgili şu açıklamayı yapıyor: 'Başkan Fox ... önceki başkanlardan çok farklı. Başkan Clinton'ın hukuki problemleri olduğu dönemde eşi Hillary ve kızıyla birlikte kolkola kiliseden çıkarken çekilmiş resimlerinin birçok kere gazetelerde yayınlandığını gördüm. Uzun zamandan beri burada politikacılarla din konusu biraraya gelmezdi ve şimdi bir politikacı dini bir hareket yapıyor... Fox, seçim kampanyasını Virgin of Guadalupe bayrağının (dini bir sembol) önünde başlatmıştır. Burada homoseksüelliğin yanlış olduğuna inandığını söylemiş ve ... kiliselerin mesajlarını medya kanalıyla yaymalarına izin vereceğine ve yine kiliselerin, devlet sağlık merkezlerine, hapishanelere ve yetimhanelere ulaşması imkanı sağlayacağına dair söz vermiştir... Bir yüzyıldan beri Meksika'nın başına gelen en açık Katolik başkan olan Vicente Fox, başkanlığı kazandı ve dini özgürlüğün yayılması için çalışacağına dair söz verdi..."34

BATILI SANATÇILARIN ALLAH’A YÖNELİŞİ

Batı'nın dünyaca tanınan ünlü sanatçılarından bazılarının, Allah'a olan inançlarıyla ilgili sözlerinden bir kısmı şöyledir:

Jean-Claude Van Damme, sinema oyuncusu
"Jean-Claude Van Damme, Uyuşturucu Bağımlılığını Yenip, Allah'ı Buldu" başlığıyla yayınlanan bir makalede ünlü oyuncunun Allah'a olan inancının hayatına nasıl huzur getirdiği şu sözlerle anlatılıyor;
"Jean-Claude Van Damme, film çevirme baskısının onu uyuşturucu haplarda teselli aramaya ittiğini belirtiyor... Fakat artık sıkıntı veren eski günler geride kalmış ve bunun için Allah'a teşekkür ediyor. "Allah bana yardım etti" diyor. "Allah'a çok uzun zamandır inanıyorum. Ancak birkaç senedir Allah'ı seviyorum. Bazı insanlar bunu duymak istemiyorlar. Çok güçlü ve oldukça iyi bir şekilde geri döndüm. İyi bir insan olmak için elimden gelenin en iyisini yapacağım." Ve Van Damme aksiyon filmlerini seyredenler için bazı haberler veriyor: "dövüş sahnelerinin çoğu etki altında yapıldı." "Tüm aksiyon sahnelerini hastayken yaptım" diyor Van Damme, hap kullandığını kastederek. "Uyku haplarına bağımlı olmuştum". İyileşmesini Allah'ın yardımına ve rehabilitasyon merkezine bağlıyor...35

Jennifer Aniston, sinema oyuncusu
Ünlü Amerikalı oyuncu inancını şu sözleriyle açıklıyor:
"... Allah'a inanıyorum. Bizim güçlü olduğumuzu ve tüm bunları da kendi kendimize yaptığımızı sanmıyorum..."36

Kirk Douglas, sinema oyuncusu
Ünlü aktör Kirk Douglas 6 Ekim 1997 yılında yapılan bir röportajında geçirdiği rahatsızlığın kendisini Allah'a yönelttiğini belirtiyor:
"Geçirdiğim felcin en önemli sonuçlarından biri Allah'a olan inancımı bir kez daha göstermiş olması. Felçten sonra fark ettim ki, konuşabilme mucizesini artık bir lütuf olarak görüyorum..."37

Denzel Washington, sinema oyuncusu
Malcolm X, Kasırga gibi hasılat rekorları kıran filmlerde rol alan ünlü aktör, Allah'a olan samimi duygularını röportajlarında şöyle dile getiriyor:
"... Benim için önemli olan şeyler kafamda çok açık: Allah, aile... Bu sırayla... Bu Allah'ın planı, benim değil... Dünyanın bütün ağırlığını her gece yatağıma taşımak zorunda değilim. Bunun yerine duamı ediyorum ve güzelce uyuyorum..."38
"...Allah'ın elini hayatımda hissettim ve bundan hiç şüphem yok... Eşim oldukça dindar... Tüm duaları biliyor... Çocuklara da duaları öğretti ve şimdi benden daha çok dua biliyorlar!... Geçen akşam bir arkadaşımız bize yemeğe geldi ve hepimiz yemekten önce şükür duası yaptık... Çocuklar İncil'den ezbere bildikleri dört duayı okuduktan sonra..."39
"Soru: Meleklere inanır mısınız?
D.Washington: Evet. Allah'a ve İncil'e inanırım. Ayrıca hepimizin içinde iyi bir yan olduğunu biliyorum. İncil'de çeşitli meleklerden bahsediliyor... Hayatımdaki her olayın Allah tarafından olduğunu düşünüyorum..."
Soru: Hayattaki öncelikleriniz nelerdir?
D.Washington: Allah, aile, iş, futbol."40
"Hayatımdaki her olayın Allah'ın kontrolünde olduğunu düşünüyorum. Ve bu filmi yapmak için elime geçen fırsat da bunlardan biri" diyor dindar aktör.
"Allah'ın izniyle şu an bulunduğum yerdeyim fakat bunun için sıkı bir şekilde çalışmaktan başka bir şey yapmadım."41

Gwyneth Paltrow, sinema oyuncusu
Gwyneth Paltrow, kendisiyle Bounce adlı yeni filmi hakkında yapılan röportaj sırasında Allah'a olan bağlılığını, kadere olan inancıyla dile getirmiştir.
"Ben kadere inanırım ve herşeyin olması gerektiği gibi olduğuna inanırım.
Hiçbir şey kaza sonucu olmaz."42

Rene Russo, sinema oyuncusu
Ünlü Amerikalı aktris, Rene Russo, mankenlik yaparken dini araştırmış ve Allah'a olan inancını dile getirmiştir. İşte ünlü sinema oyuncusunun dine yönelişiyle ilgili yazılanlar:
"... Kendini dine adamış bir Hristiyan oldu ve İncil'i incelemeye başladı ve daha sonra bir röportajında şunları söyledi: "Bu bir felsefe değil. Allah benimle birlikte..."43

Sarah Jessica Parker, sinema oyuncusu
Amerika'nın ünlü bir dizisinde başrolde oynayan aktris Sarah Jessica Parker, "Allah'a şükretmediğim tek bir günüm bile geçmiyor."44 diyerek elde ettiği başarıyı Allah'ın bir nimeti olarak gördüğünü belirtmektedir.

Arnold Schwarzenegger, sinema oyuncusu
Tüm zamanların en iyi 100 filmi arasında gösterilen Terminator'ın başrol oyuncusu Arnold Schwarzenegger, bir röportajında şeytanın çağırdığı kötü yolun geçici bir zevk olduğunu vurgulayarak, Allah'a olan inancını şöyle dile getirmiştir:
"Soru: Şeytana inanır mısınız?
Arnold Schwarzenegger: Ben Allah'a inanırım ve bu yüzden ... şeytana da inanırım. ... hepimiz iyiye ve kötüye inansak daha iyiye gideriz. Bu hergün başımıza gelen birşey. Aklınıza kötü düşünceler gelir. İyiyi mi seçmelisiniz yoksa kötüyü mü?
Soru: Şeytan sizi ayartabilir mi?
Arnold Schwarzenegger: Yapacağı hiçbir teklif beni ayartamaz. Yapacağı her teklif geçici bir zevk olacaktır. İyi ve güzel olan şeyler aynı zamanda geri de tepebilir. Bu yüzden kolay yolu seçmemelisiniz. Amacınızı belirleyip hiçbir şeyin sizi yoldan çıkarmasına izin vermemelisiniz."45


Val Kilmer
Batman Forever, Top Gun gibi ünlü filmlerde oynayan ve "Mısır'ın Kralı" filminde Hz. Musa'nın sesini canlandıran oyuncunun, Hz. Musa hakkındaki görüşleri, onun Allah'a olan inancını göstermektedir.
"Hikaye dev mucizeler içeren insani bir hikaye. Çocukluğumdan beri bunu severim. Musa'nın hikayesinde mükemmel bir umut var. Bir adam öldürüyor. Daha kötü ne olabilir? Fakat onun olağanüstü tevazusu, samimiyeti, doğruyu arayışı nedeniyle zamanının en kutsal görevi verilmiş. Mary Baker Eddy'nin deyişiyle "Musa bir ulusu, madde yerine Allah'a inandırarak ve insanların kabiliyetlerinin Allah'ın bir lütfu olduğunu söyleyerek geliştirmiştir. (Science and Health, s.200). Musa'nın hikayesini bu yüzden seviyorum. O olağanüstü güvenilir biri; doğruyu arayışında çok samimi."46
Val Kilmer, kendi yazdığı bir makalede de Allah'a olan inancıyla ilgili şunları anlatmıştır:
"Tevazu Allah'ın bizden daha büyük olduğunu tanımakla oluşur. Allah kainatın tek Yaratıcısı'dır."47

Mel Gibson, sinema oyuncusu
Cesur Yürek, Vatansever gibi gişe rekorları kıran filmlerde rol alan Mel Gibson eski inançsız hayatını "korkunç" olarak nitelendirmektedir. Röportajlarında Allah'a olan inancı sayesinde artık huzurlu bir hayatı olduğunu dile getirmektedir.
"... '20'li yaşlarım çok korkunçtu... İçki, uyuşturucu... Sonra bunları bıraktım. Teşekkürler Allah'ım'... Mel Gibson Darwin'in evrim teorisine karşı çıkıyor..."48

Sharon Stone, aktris
Ünlü sinema oyuncusu Sharon Stone, inancının kendisine huzur getirdiğini birçok röportajında belirtmektedir. Bunlardan biri şöyledir:
"... 'Allah'a inanıyorum'..." 49

Jim Carrey, sinema oyuncusu
1998 ve 99 yıllarında Altın Globe sinema ödüllerinde drama ve komedi dalında en iyi aktör ödüllerini alan ünlü sinema oyuncusu Jim Carrey, sahip olduğu yeteneğin Allah'ın bir lütfu olduğunu bir röportajında şu sözleriyle dile getirmiştir;
"Ben bu yeteneğe sahip olduğum için Allah'a şükrediyorum..."50

Brad Pitt, sinema oyuncusu
Tibet'te Yedi Yıl, Dövüş Klübü gibi ünlü filmlerde rol alan genç sinema oyuncusu Allah'a olan inancını şu sözleriyle dile getiriyor:
"...Ben daima dine karşı ilgili oldum. Çünkü dini bir ortamda büyüdüm...51



ÜNLÜ ŞARKICILAR ALLAH’A YÖNELİŞLERİNİ HER
ORTAMDA DİLE GETİRİYORLAR


Son yıllarda Amerikalı ve Avrupalı şarkıcıların sık sık kullandıkları bir cümle var: "Allah'a teşekkür ederim". Röportajlarında, şarkılarında, ödül törenlerinde hemen hemen her şarkıcı çeşitli vesilelerle Allah'a olan sevgisini ve bağlılığını dile getirmektedir. Örneğin 28. Amerikan Müzik Ödülü Töreninde ödül alan şarkıcıların yüzde 90'ı milyonlarca insanın izlediği ekranlardan Allah olan şükranlarını sunmuştur. Tüm hareketleri büyük bir hayran kitlesi tarafından izlenen bu insanların Allah'a yönelişi, hayranlarına da güzel bir örnek olmaktadır.

2001 SENESİNDE DÜZENLENEN 28. AMERİKAN MÜZİK ÖDÜLLERİ TÖRENİNDEN ALINTILAR

Ömür boyu Başarı Ödülü'nü kazanan Janet Jackson:
"İlk olarak bana lütufta bulunduğu için en çok ALLAH'a teşekkür ederim"

Yılın En İyi Yeni Grubu seçilen 3 Doors Down:
"ALLAH'a teşekkür ederiz..."

İnternet Hayranları Ödülünü alan NSYNC Grubu'ndan Lance Bass:
"Teşekkürler ALLAH'ım!"

Rap/ Hip Hop Dalında ödül alan Dr. Dre:
"Bu çalışmada yer alan herkesi ALLAH korusun..."

Yılın En iyi Soul/R&B Grubu seçilen Destiny's Child:
"İlk olarak tüm şeref ve övgülerimizi ALLAH'a sunuyoruz çünkü eğer ALLAH dilemeseydi biz bugün burada olmazdık."

Soul/R&B Erkek Sanatçı Ödülünü kazanan Brian Mcknight:
"Tüm iyiler ve kötüler ALLAH'tandır. Ben de bana bu yeteneği verdiği için ALLAH'a çok teşekkür ederim."

Yılın En İyi Alternatif Müzik Grubu ve En İyi Pop Rock Albümü ödüllerini alan Creed:
"İlk olarak ALLAH'a teşekkür ederiz..."

En İyi Pop Rock Grubu dalında ödül alan Back Street Boys grubundan AJ:
"İlk olarak ALLAH'a teşekkür ederim..."


SON YILLARDAKİ ÇEŞİTLİ MÜZİK ÖDÜLLERİ
TÖRENLERİNDE SANATÇILARIN ALLAH'I
ÖVDÜKLERİ KONUŞMALARINDAN ALINTILAR


Creed
2000 yılının en başarılı yeni rock gruplarından olan Creed'in üyeleri ödüllerini alırken ağızlarından çıkan sözler şunlardı:
"Teşekkürler ALLAH'ım." (My VH1 Müzik Ödülleri Töreni 2000)

Shakira
Ünlü genç rockçı Latin Müzik Ödülleri Töreni'nde duygularını şöyle dile getirmiştir:
"Allah'a teşekkür ederim. Çünkü bu bana ALLAH'tan bir hediye..." (Latin Müzik Ödülleri Töreni Konuşması 2000)

Carlos Santana
Dünyanın bir numaralı gitaristi ödül töreninde yaptığı konuşmasıyla insanları vicdanlı olmaya davet etmiştir:
"Supernatural albümünü okullardaki şiddet olaylarının azalmasını amaçlayarak çıkarmıştık. ALLAH'ın lütfuyla şiddetin azaldığını görüyorum... Biz insanları bilinçlendirmeyi, vicdanlarını geliştirmeyi umuyoruz. ALLAH'ın size verdiği müzik yeteneği ve diğer lütfettiği herşeyi dünyayı bilinçlendirmek ve vicdanlarını harekete geçirmek için kullanmanızı umuyorum. Böylece okullarda şiddet olayları da kalmayacaktır." (My VH1 Müzik Ödülleri Töreni 2000)

NSYNC
1999 senesinde toplam 108 şehirde 121 konser veren genç grup ödül töreninde ilk olarak Allah'a olan minnetlerini dile getirmişlerdir:
"Öncelikle bize lütufta bulunduğu için ALLAH'a çok teşekkür ediyoruz..." (MTV 2000 Müzik Ödülleri Töreni)

Destiny's Child
2000 yılının en iyi gruplarından seçilen Ünlü Amerikalı grup, ödüllerini aldıktan sonra Allah'a teşekkür etmişlerdir:
"Öncelikle tüm teşekkürlerimizi ve şükranlarımızı ALLAH'a sunuyoruz. Teşekkürler ALLAH'ım." (MTV 2000 Müzik Ödülleri Töreni)

Britney Spears
1999 senesinde çıkardığı albümü toplam 12 milyon satan ünlü genç sanatçı Amerikan Müzik Ödüllerinde Allah'a olan şükranlarını sunmuştur.52


Lauryn Hill
1999 yılı Grammy Ödül Töreni'nde 5 ayrı dalda ödül kazanan Lauryn Hill, ödülünü aldıktan sonra milyonlarca hayranına Allah'ı sevmelerini söylemiştir:
"Genç insanlara şunu söylemek istiyorum ki ALLAH'ı sevmek ve O'nu temsil etmek ağır bir yük değildir. Her kimseniz, ALLAH'ı sevin ve O'na kulluk edin... Bu bir çelişki değildir."53
Grammy törenindeki bu konuşmalar Batı medyasında yankı uyandırdı. Konuyla ilgili yazılan makaleden bir bölüm, Batı'da Allah'a yönelişin dikkat çektiğini konu ediyor:
"...Diğerlerinin yanısıra rapçi Will Smith ve şarkıcı Alanis Morrisette'nin, teşekkür listelerinde de Allah vardı.... Grammy'de tüm bu olanlar Amerikan müzik piyasasında dinin yeniden uyanışı mı demek?..." Aslında Allah'ın ismine ... bu albümde büyük yer verilmiş. (Lauryn Hill'in Miseducation of Lauryn Hill albümü) ...Görünen o ki Lauryn Hill gibi Amerika'nın bir numaralı birçok müzisyeni Allah'ın tarafında olmak istiyor..."54
Lauryn Hill, 2000 yılında düzenlenen bir başka ödül töreni'nde de Allah'a olan şükrünü şu sözleriyle dile getirmiştir;
"... ilk olarak sadece ALLAH'a teşekkür etmek istiyorum, beni ilk yere koyduğu, bana destek verdiği için..." (MTV 2000 Müzik Ödülleri Töreni)

Sonique
2001 yılında düzenlenen Brits Müzik Ödülleri töreninde ödül alan Sonique sevincini şu sözlerle dile getirmiştir:
"En zor günlerimde bana yardımcı olan Allah'a teşekkür ederim."


DÜNYACA ÜNLÜ ŞARKICILARIN
RÖPORTAJLARINDAN KESİTLER


Carlos Santana
İnternette yayınlanan bir makalede ünlü gitarist Carlos Santana'nın Allah'a olan inancıyla ilgili şunlar yazılmıştır:
"...Azimli olduğu için inancı doğal olarak geliyor. Allah'ın hakimiyetini hayatında hissediyor ve bu mesajı herkesle paylaşmayı umuyor... 'Allah, kendisine kalpten yalvaranları duyar."55
Jessica Simpson
"Ben, müzikle uğraşmamın ve bu sayede insanlara ulaşmamın Allah'ın bir planı olduğunu biliyorum... Bu şekilde sadece insanlar benim müziğimi duymakla kalmayacak aynı zamanda ümit ediyorum ki hayranlarım iyi bir hayat yaşayarak ve bundan zevk alarak da iyi bir insan olunabileceğini görecekler."56

Sinéad O'Connor
İrlanda'lı sanatçı Allah'a olan inancını ünlü Time Dergisi'nde yayınlanan bir röportajında şöyle açıklamıştır: "...Allah'a bana yardım etmesi için yalvarırdım. Ve Allah bana yardım etti, bana sesimi, içgüdülerimi ve hislerimi verdi. İçimizde olan Allah'tır."57

Ricky Martin
Dünyaca ünlü genç Latin sanatçı Ricky Martin, Allah'a inancını ve ölüme olan yakınlığını bir röportajında şöyle anlatmaktadır:
"Bir hortumun ortasında olsam bile içimdeki huzuru bulabilirim. Ölüme yaklaştığımı anladığımda dizlerimin üzerine çöküp dua edeceğim. Kendimi Allah'a yakın hissediyorum…" 58

Mase
Amerikalı şarkıcı Mase ünlü MTV televizyonuyla yaptığı röportajda Allah'a olan inancını şu sözleriyle ifade ediyor:
"... İnsan hastalandığında kanser veya AIDS gibi, bunu durduracak hiçbir şey yoktur. Ne paranız, ne MTV, ne Bad Boy, ne de Puffy Daddy. Bu rahatsızlığın geçmesi için kimse sizin için bir şey yapamaz. Hastalandığınızda, Allah'a yalvarırsınız. Hasta yatağında ölümü bekleyen insanlar, Allah'a dönerler. Öyleyse neden şimdiden Allah'a dönmüyoruz?"59

Mariah Carey
1993 ve 1995 yıllarında çıkardığı albümleri 10'ar milyon satan dünyanın en iyi kadın vokallerinden biri olarak kabul edilen Mariah Carey, bir röportajında Allah'a dua ettiğini belirtiyor:
"Bunun olması için çok dua ettim ve oldu..."60
P.O.D.grubu
Geçen yıl toplam 150 gösteri yapan Amerika, San Diego'lu P.O.D. adlı müzik grubunun üyeleri MTV müzik kanalında yayınlanan röportajlarında dini inançları hakkında görüşlerini şöyle belirtiyorlar:
Wuv: ... Biz Hıristiyanız... Biz kimseyi değişmeye zorlamayız. Herşey bireyin kendi sorumluluğundadır...
Traa: İnancımız bize yazdığımız şarkı sözlerinde ilham veriyor... Allah bizim içimizde, bizim hayatımızda. Eğer herhangi bir kişiye pozitif etkide bulunabilirsek, bu bizim için bir artıdır.
Sony: Biz insanların düşünmelerini istiyoruz. Eğer düşünmezseniz, ahmaksınız demektir. Biz Allah'ı seviyoruz. Bilirsiniz Allah'ı sevmek demek diğer insanları da sevmek için elinizden gelenin en fazlasını yapacağınız anlamına gelir… İşte biz de bunları yapmaya çalışan insanlarız... ve yapıyoruz.61

M.C. Hammer
1996 yılı öncesinde müzik piyasalarının en başarılı rapçisi olan McHammer, geçirdiği bir ameliyattan sonra hayatını Allah'a adayışını şöyle anlatılıyor:
"M.C.Hammer California, San Jose'de Jubilee Christian Center'da sahneye çıktığında... "Herkes Allah'ı yüceltsin!" diye bağırarak kalabalığı selamladı. "Amin! Allah herkesi korusun! Yaşıyoruz! Nefes alıyoruz! Umudumuz var!" … Allah'ın birinci, ailenin ikinci, toplumun üçüncü ve işin dördüncü sırada olması yerine," diyor Hammer, "birinci sırada iş vardı. İkinci sırada da daha fazla iş. Önem ve öncelik verdiğim şeyler karmakarışıktı." ...Çocukluğunun büyük kısmını kilisede geçirmiş olan Hammer... 1996 senesinde geçirdiği bir ameliyatın... kendisine doğru yoldan ne kadar sapmış olduğunu gösterdiğini söylüyor... Aynı yıl rapçi arkadaşı Tupac Shakur'un öldürülmesi de onu sarsmıştı. "Hayata ve ölüme dair manevi açıdan bir konuşma yeteneğim vardı. Ama Tupac'a olmak istediğim kadar yardımcı olamadım. Artık tekrar Allah'ın hizmetinde biri olma zamanının geldiğini düşündüm. Yaşıyor olduğum için şanslıyım. Karşınızda, burada olduğu için Allah'a şükreden bir adam görüyorsunuz."62

Brian Littrell (Back Street Boys)
Ünlü Back Street Boys grubunun üyelerinden 26 yaşındaki Brian Littrell, MTV müzik kanalı tarafından yapılan bir röportajında, kalp ameliyatı geçirdikten sonra yaşadıklarının inancını daha da arttırdığını belirtiyor.
Brian: "…ameliyathaneye giderken kendimi çok sağlıklı hissediyordum... Sonra düşündüm... Tüm bunlar Allah'ın dilemesi. Ben kendi hayatım için birşeyler planlıyorum... Fakat bu tip şeylerle karşılaşınca ne kariyer, ne mevki, ne de şöhret kalıyor..."
MTV: "İnancınız her zaman olduğu gibi güçlü."63
Brian Littrell, bir başka röportajında ise Allah'a olan şükrünü şöyle dile getiriyor:
"... 5 yaşındayken çok ciddi bir rahatsızlık geçirdim. Yaşamayacağım düşünülmüş. Allah'a şükürler olsun ki iyileştim ve şimdi buradayım... Allah gerçekten bana yardım etti..."
Yine bir başka röportajında Allah'a olan inancının nasıl geliştiğini şu cümlelerle anlatıyor:
"Dışarı çıkıp, arkadaşlarla gezmek yerine, her Çarşamba kiliseye giderdim. Dünyadaki en iyi çocuk olduğumu söylemiyorum, herkesin hataları vardır. Fakat bunlar beni daha da iyi bir insan yaptı. Yaptıklarımdan gurur duyuyordum. Ve büyüyüp, şarkı söylemeye başladığımda, Allah'ın beni bu dünyada yaşattığını daha da iyi anladım. Böylece Allah'ın bana verdiği şarkıcılık hediyesini daha kullanabilirdim... Backstreet Boys'da olmak çok hoşuma gidiyor! Bunun değişmesini istemem! Bu bana bir lütuf, Allah'a herşey için çok şükrediyorum."64
Brian Littrell ile ilgili hazırlanan bir internet sitesinde şunlar yazılmıştır;
"Brian çok dindardır, …her zaman Allah'ın kendisine verdiklerinden dolayı O'na şükreder."65

A.J. McLean (Back Street Boys Grubu)
Soru: Gerçekten inandığınız birşey var mı?
A.J. McLean: "Allah... Allah'tan herşeyi isteyebilirsiniz. Eğer ailenizle konuşamıyorsanız, aileniz veya arkadaşlarınız yoksa, daima Allah'la konuşabilirsiniz. Her zaman huzuru bu şekilde bulabilirsiniz... Allah bizi birarada tuttu, bize güç verdi. Bizi daha uzun süre birarada göreceksiniz çünkü biz inançlıyız ve biz her zaman Allah'a yakın olduk."66

Destiny's Child
Amerika'nın ünlü gruplarından biri olan Destiny's Child'ın bayan üyeleri, her fırsatta Allah'a olan bağlılıklarını dile getiriyorlar.
Grubun üyeleri, Allah'a olan inançlarını şöyle dile getiriyorlar:
"...Ben Kelly, ben Allah'a samimi olarak inanıyorum. Bana göre Allah'ın hakimiyeti olmadan hiçbir şey olmaz.... Allah sizi korusun."67
"Ben La Tavia... herşeyden önce Allah'a olan inancım çok sağlam."68

NSYNC
1998 senesinde çıkardıkları albümleri 10 milyon satan NSYNC adlı grubun genç üyeleri, hayranlarıyla internette yapılan sohbette inançlarını şöyle dile getirmişlerdir:
Soru: Başarınızın sırrı nedir?
Lance: Kendimi işime adamam ve Allah'a güvenmem.69
Soru: Meleklere inanır mısınız?
Lance: Kesinlikle. Ben dindar bir insanım. Allah'ın bizi izlediğini biliyorum ve melekleri de bizi izliyor.70

Shyne
Amerikalı şarkıcı Shyne ile ünlü MTV televizyonu tarafından yapılan röportajda, şarkıcı Allah'a olan inancını şu sözlerle ifade etmektedir:
"... bu yetenek bana Allah'tan bir hediye. Allah dilemedikçe ben bir şey yapamam. Eğer Allah bunu benden almak isterse, alabilir. Fakat bu yeteneğe sahipken, çalışmaya devam edeceğim. ... Benim burada olmamın tek sebebi Allah... Eğer Allah yardım etmeseydi, kimbilir şu anda ben nerede olurdum. Bu nedenle hayatımı Allah'a adadım."71


BATILI GENÇ ŞARKICILARIN ALBÜM
KAPAKLARINDAKİ SÖZLER ALLAH'A EDİLEN
SAMİMİ DUALAR İÇERMEKTE


BACKSTREET BOYS GRUBUNUN BLACK&BLUE ALBÜMÜNÜN
KAPAĞINDA YER ALAN TEŞEKKÜR YAZILARI:

Brian Littrell
Allah'ım, sana söz veriyorum, beni hiçbir zaman utandırma. ..., beni duy ve beni koru. Benim sığınağım ol ve ben sürekli Sana yöneleyim. Beni kurtarmak için bana on emiri verdin. Sen benim sığınacak tek varlığımsın. Beni kötülerin, zalimlerin ve inançsızların ellerinden koru Allah'ım. Sen benim umudumsun, Allah'ım. Sen beni çocukluğumdan beri korudun. Senin tarafından doğumumdan bu yana büyütüldüm. Beni annemin rahminden Sen çıkardın. Sana olan şükranım sürekli devam edecek... Dudaklarım bütün gün Sana şükrümü dile getirmekle ve Senin şanını övmekle meşgul olsun. Allah'ım sana bugünüm ve bana verdiğin tüm nimetler için teşekkür ederim. Bana şarkıları hediye olarak verdiğin ve yine bu hediyeyi insanların pozitif davranışlarda bulunması için kullanmama izin vermenden dolayı sana teşekkür ederim...

Alexander James McLean
Sevgili Allah'ım bugünüm, geçmişteki günlerim ve gelecekte arkadaşlarımla birlikte geçireceğim günler için sana teşekkür ederim. Allah'ım beni güçlü kılmak ve başarılı olmamı sağlamak için hayatımın hergünü benimle birlikte ol...


NSYNC GRUBUNUN NO STRINGS ATTACHED ALBÜMÜNÜN
KAPAĞINDA YER ALAN TEŞEKKÜR YAZILARI:

Amerika'da tüm ödül törenlerinde birkaç ödül birden alan dört genç şarkıcıdan oluşan NSYNC grubunun üyeleri, son albümlerinin kapağında sahip oldukları yeteneğin Allah'ın bir lütfu olduğunu dua ederek samimi bir şekilde belirtmişlerdir. İşte bu gençlerin duaları:

Justin Timberlake
İlk ve önemli olarak Allah'a, bana müzik de dahil olmak üzere verdiği tüm hediyeler ve bunları tüm dünyayla paylaştığım için teşekkür ederim. Allah'ım şeytana uymamıza izin verme, bizi şeytandan koru...

Chris Kirkpatrick
Beni koruduğu ve bana verdiği hediyeyle insanlara ulaşma fırsatı verdiği için Allah'a teşekkür ederim. Tüm bunları bana veren Sen'sin ve Sana sonsuz şükürler olsun.

Lance Bass
Allah bizim sığınağımız ve dayanağımızdır ve O'nsuz bunların hiçbiri mümkün olmaz.


BATI DÜNYASININ ÜNLÜ ŞARKILARINDA DA
ALLAH'A YÖNELİŞE BİR DAVET VAR

Batı dünyasında milyonlarca kişinin ezbere bildiği ünlü şarkıların sözlerinde Allah'ın ismi anılmakta, Allah'a yakarışlar yer almaktadır. Ünlü şarkıcıların seslendirdiği bu şarkılar, dünyada birçok insanın dilinde Allah'ın isminin olmasına bir vesile olmaktadır. Örneğin dünyanın en tanınmış müzik gruplarından olan ve özellikle Saraybosna'da verdikleri yardım konserleriyle tanınan U2'nun "When I Look at the World" adlı şarkılarının sözlerinde Allah'a dönüşten şu şekilde bahsedilmektedir:
"Seni ve kutsal kitabını düşünüyorum
Diğerleri boğulurken"
Milyonlarca insanın beğeniyle dinlediği dindar kimliğiyle tanınan soul müzik sanatçısı Aretha Franklin'in "Biraz dua et"72 adlı şarkısında da insanlar "uyandıkları anda dua etmeye" teşvik edilmektedir.
Dünyanın en ünlü seslerinden biri olan Mariah Carey de bir şarkısında Hz. İsa peygamberi övgü dolu sözlerle anlatmıştır. Bu şarkıda Hz. İsa'nın doğduğu günün anlatıldığı kısımda yer alan bir satır şöyledir: "Bugün Allah'ın şanı her yerde parlıyor…"
İnsanlara Allah'ı hatırlatan şarkı sözlerinden diğer bazıları da şöyledir:

Creed
2000 senesinde birçok dalda ödül kazanan ünlü rock grubu Creed'in üyeleri birçok şarkı sözünde Allah inancından bahsediyorlar. 2000 yılının en iyi rock grubu seçilen Creed grubundan Scott Stapp'in yazdığı şarkı sözlerinden bazı örnekler şöyle:
"...gözlerimi kapadım, dua etmeye başladım..." (With Arms Wide Open adlı parçalarından)
"... Allah'a yalvardım..." (My Own Prison adlı parçalarından)
"...Allah korkusunu içimde hissediyorum..." (Unforgiven adlı parçalarından)

Boyz II Men
1995 senesinde 133 ülkede konser veren ve 94 senesindeki albümleri 12 milyon satan ünlü grubun bir şarkıları Allah'a olan yakarışlarla doludur:
Sevgili Allah'ım
Allah'ım ihtiyacım olan zamanda bana yardım ettin
Herşey için Sana çok teşekkür ederim
Sana bu yazıyı yazıyorum
Seni sevdiğimi söylemek için
Benim için yaptıklarından ve bana dost olduğundan dolayı teşekkürler
Allah'ım, Sana olan sevgim hiç bitmeyecek
Sevgili Allah'ım
Hayatıma yön verdiğin için Sana minnettarım
Seninle cennet bahçelerinde birlikte olabilmek için
Herşeyimi verirdim
Bu nedenle Senin sevgin ve lütfun için Sana teşekkür ediyorum
Ben bana verdiğin nimetleri haketmiyorum
Sevgili Allah'ım bir zavallı adam olarak çocuk gibi Sana geldim
Allah'ım, senin bilgine, sevgine ve yol göstericiliğine ihtiyacım var...
Seni seviyorum Allah'ım, Seni seviyorum
Sevgili Allah'ım, ben Wanya
Kendi adıma yaşadığım için çok üzgünüm
Fakat söz veriyorum bugünden sonra senin için yaşayacağım
Çünkü sensiz hayatımın hiçbir anlamı yok

Santana
1999 senesinde Supernatural adlı albümü 13 milyon satan dünyanın en ünlü gitaristi Carlos Santana, 2000 yılında çıkan albümünde yeralan "Put Your Lights On" adlı şarkısında milyonlarca insana Allah'ın tek ilah olduğunu şu sözlerle hatırlatmaktadır:
"... Allah'ım benim inancımı sağlamlaştır
... La illaha illallah (Allah'tan başka ilah yoktur)"



BATI’DA BİLİM DÜNYASIDA ALLAH’A YÖNELMİŞTİR

Geçtiğimiz 20. yüzyılda bilimde büyük ilerlemeler kaydedilmiş ve bilimsel açıdan yüzyıllardır sır olan pek çok bilgi açığa çıkmıştır. Ve ilerleyen bilim, açıkça bir gerçeği göstermiştir: Yaratılış Gerçeği. Her bilimsel bulgu evrende var olan canlı ve cansız tüm varlıklardaki kusursuz tasarımı, düzeni ve planı göstermektedir. Bu bulgulara bizzat şahit olan birçok Batılı bilim adamı da tüm evrenin üstün bir aklın ürünü olduğunu görmüş, herşeyin sonsuz kudret sahibi Allah tarafından yaratıldığını anlayarak, Yaratılış Gerçeği'ni kabul etmiştir. Bugün, başta ABD olmak üzere, Batılı ülkelerde inançlı bilim adamları tarafından kurulmuş olan birçok ciddi akademi ve organizasyon mevcuttur. Aynı zamanda bu bilim kuruluşları, bilimsel delillerin evrendeki kusursuz tasarımı ortaya koyduğunu göstermek için çalışmalarını sürdürmektedirler. Birçok ünlü bilim adamı adeta bir din gibi bağlandıkları Darwinizm'i terkederek, Allah'a yönelmişlerdir. Üniversitedeki kürsülerde, yazdıkları kitaplarda, hazırladıkları çalışmalarda, panellerde hep yaratılış gerçeği üzerinde durmaktadırlar. Günümüzde yaşayan ve bilimsel çalışmaları ile tanınan binlerce inançlı bilim adamından bazıları şöyledir:
Dünyanın anatomi ve embriyoloji alanındaki ünlü bilim adamları arasında yer alan Kanada, Toronto Üniversitesi'nden Prof. Keith Moore
Amerika'nın ünlü denizbilimcilerinden Prof. William W. Hay
Oxford Üniversitesi Fizikçilerinden Prof. Robert Matthews
Wellington Victoria Üniversitesi Kimya Prof. Dr. Jonathon D. Sarfati
Dünyanın en ünlü jeologlarından Prof. Alfred Kroner
Kanada Manitoba Üniversitesi Anatomi Kürsüsü başkanı, Anatomi profesörü ve Çocuk Sağlığı ve pediyatri Profesörü olan T.V.N. Persaud
Alman Federal Fizik Enstitüsü Direktörü Prof. Werner Gitt
Oregon State Üniversitesi Kimya Profesörü Dr. Donald Chittick
Berkeley Üniversitesi Moleküler ve Hücre Profesörü Jonathan Wells
Amerika Chicago, Kuzeybatı Üniversitesi Jinekoloji Profesörü Joe Leigh Simpson
Tayland Shiang Mai Üniversitesi Anatomi ve Embriyoloji Kürsüsü eski başkanı ve şu anda aynı üniversitede Tıp Fakültesi Dekanı olan Profesör Tagata Tagasone
Princeton Üniversitesi Matematik Profesörü David Berlinsky
Almanya Max-Planck-Gesellschaft Üniversitesi Fizik Profesörü Carl Friedrich von Weizsacker
Günümüzün en tanınmış gök bilimcisi olan Dr. Allan Sandage
Harvard Üniversitesi astronomi ve bilim tarihi Profesörü Owen Gingerich
Chicago Üniversitesi Hukuk Profesörü Philip Johnson
Pennsylvania Lehigh Üniversitesi Biyoloji Profesörü Michael J. Behe
Dünyanın ünlü fizyoloji bilginlerinden Profesör Andro Cinovayivi
Ünlü Amerikalı astrofizikçi, Toronto Üniversitesi Fizik Profesörü Hugh Ross
Amerika Philadelphia Thomas Jefferson Üniversitesi'nden ünlü anatomi profesörü E. Marshall Johnson
Amerika Washington Georgetown Üniversitesi Tıp Fakültesi Tibbi Embriyoloji yardımcı Profesörü Dr. Gerald C. Goeringer
(Detaylı bilgi için bkz. Kuran Bilime Yol Gösterir, Harun Yahya)

BİLİMDE ALLAH'A DÖNÜŞÜN YANKILARI 1998 SENESİNDE DÜNYACA ÜNLÜ NEWSWEEK
DERGİSİNE KAPAK KONUSU OLDU
Tüm bu gelişmelerle birlikte bilimadamları arasında Allah'a yöneliş, dünya medyası tarafından da ele alındı. Dünyanın en ünlü haber dergilerinden olan Newsweek dergisi, 1998 senesinin Temmuz ayında kapağına şu başlığı attı: "BİLİM ALLAH'I BULUYOR"
Günümüzün en tanınmış gök bilimcisi olan Dr. Allan Sandage, sonradan dini kabul eden bir bilim adamıdır. 1998 yılında "Bilim Allah'ı Buluyor" kapak konulu Newsweek dergisine verdiği bu röportajda Sandage, dini kabul etmesini şöyle açıklıyordu:
"Beni bu sonuca götüren, dünyanın bilimle anlaşılamayacak kadar karmaşık olmasıydı. Var oluşun sırrını anlayabilmem ancak imanla mümkün."
Aşağıda, aynı derginin içinde yer alan makaleden çarpıcı bölümler okuyabilirsiniz:
1977 Nobel ödüllü Texas Üniversitesi'nden fizikçi Steven Weinberg'ın şu sözü oldukça ünlüdür: "Kainatın sırları kozmoloji bilimiyle anlaşıldıkça, daha da içinden çıkılmaz bir hal alıyor." …Fizikçiler, uzayın, hayatın bir amaç için ve bilinçli olduğu konusunda belli işaretler fark etmişlerdi. Değişmeyen sayılar; yerçekimi kuvvetinin gücü, proton kütlesi ve elektronun elektriksel yükü gibi. Bunlar biraz farklı olsaydı, atomlar birarada durmaz, yıldızlar ışık saçmaz ve hayat görüntüsü olmazdı. "Doğa kanunlarının gördüğümüz kainatı oluşturmak için inanılmaz derecede ince bir ayarla ayarlanmış olması gerektiğini anladığınızda, bu durum, kainatın birden oluşmadığını, onun arkasında yatan birtakım bilinçli hareketlerin var olduğu fikrini doğurur." Bu sözün sahibi 1982'de Anglikan Kilisesi'nde rahip olmadan önce Cambridge Üniversitesi'nde nitelikli bir kariyer yapan John Polkinghorne'dur. Lazer prensiplerini keşfederek 1964 Nobel Fizik ödülünü paylaşan Charles Townes ise şöyle söylemektedir:
"Pek çok kişi, evrenin kanunlarında bir akıl olduğunu hissetmektedir."
…Russel: "Kuantum mekanikleri bizlere özel bir ilahi müdahalenin olduğunu düşündürtüyor" demektedir. Pek çok bilim adamı mucize beklerken, Yaratıcı müdahalesini fizik kurallarıyla gösterir...
Tahran'daki Sharif Üniversitesinden fizikçi Mehdi Golshani, Kuran'ı okuyor, doğal fenomenin "Allah'ın kainata işaretleri" olduğuna inanıyor ve bunları neredeyse dini bir yükümlülük olarak inceliyor. Kuran insanlardan "gezip dolaşmalarını ve Allah'ın yarattıklarında nasıl tecelli ettiğini" görmelerini ister. Golshani'ye göre araştırma "dini bir konudur. Allah'ın yaratmasındaki pek çok gizemi içinde barındırır." Aynı konu Yahudiliğe de uzanır. Carl Feit bunu şöyle açıklar: "Bu kişiye göre, Allah sevgisinin tek yolu O'nun yaptıklarını anlayabilmektir. Bu da kainattır. Kainatın işleyişini bilmek dindar bir insan için merak konusudur çünkü bu Allah'ın yarattığı bir dünyadır". Kuşkusuz Feit düşüncesinde yalnız değildir. Geçen sene gerçekleştirilen bir çalışmaya göre, Amerikan bilim adamlarının % 40'ı Allah inancına sahiptir. Bu kişiler, Allah'a sadece dünyadaki manevi bir güç olarak değil, dua edecekleri bir Yaratıcı olarak inanmaktadırlar."77


22 NİSAN 2000 TARİHLİ NEW SCIENTIST DERGİSİ, DÜNYADA YARATILIŞA İNANAN BİLİM
ADAMLARININ ARTIŞINA DİKKAT ÇEKTİ

Dünyanın en ünlü bilim dergilerinden biri olan New Scientist'in 22 Nisan 2000'de yayınlanan sayısında toplam 17 sayfa, dünyada büyük bir hızla yayılan yaratılış akımına ayrılmıştır. Özellikle Amerika'da dine yönelişle birlikte eğitimde evrim teorisi yerine yaratılışın okutulması yönünde büyük bir atılım gerçekleşmiştir. Ve nihayet 1999 senesinde Kansas Eğitim Kurulu, okullarda yaratılışın da okutulması gerektiği kararına varmıştı. Bu uzun yıllar süren hukuki mücadelenin bir sonucuydu ve bu kararın alınmasında en büyük etken son yıllarda yaratılışa inanan bilimadamlarının sayısındaki çarpıcı artıştı.
Aynı dergi Amerika'nın yanısıra tüm dünyada bilimde yaratılışa dönüşü tam sayfalık bir dünya haritasıyla tanıtmıştır. İngiltere, Hollanda, Rusya, Kore, Yeni Zelanda, Avustralya, Kanada ve Türkiye de dahil olmak üzere birçok ülkede etkin olan y

Kategori: Dinimiz İslam

Sitemizden daha iyi yararlanabilmek için,
lütfen üye olunuz.

Yorum Ekle

isminiz:*
E-Mail:*
Yorum:
Bütün Gerekli Alanlari Doldurun: *