BaküTürkleri.com » Arşiv- Nisan 2007 Yıl

 
 
 
Konuları Sırala: Yayımlanma Tarinine Göre | Reytinge göre | Okunma Sayısına Göre | Yorum Sayısına Göre | Alfabeye Göre

İnternet bağımlılığı hastalık yapıyor

Yazar: sogukkanli30-04-2007, 19:15, Gösterim: 560

0
İnternet bağımlılığı hastalık yapıyor
İnternet bağımlılığı hastalık

Balıklı Rum Hastanesi'nde hizmete giren "İnternet Bağımlılığı Kliniği"nde 1 yılda 200 kişi tedavi gördü.

29.03.2007 12:01

Balıklı Rum Hastanesi Anatolia Klinikleri Şefi Prof. Dr. Mansur Beyazyürek, teknolojinin getirdiği yeni bağımlılık türlerinden ''internet bağımlılığının'' en çok gençler ve 18-35 yaş arası erkeklerde görüldüğünü bildirdi.

''Çocuğum okuldan geliyor evde odasına kapanıyor, dışarı çıkmıyor. Acaba
uyuşturucu mu kullanıyor ya da bir akıl hastalığı mı var?'' kuşkusuyla anneleri
tarafından getirilen çocuklarla yaptıkları görüşmelerde, odaya kapanmanın
sebebinin ''internet'' olduğunu tespit ettiklerini belirten Beyazyürek, şöyle
konuştu:

''Bu tür vakaları sıkça görmeye başladık. Bunun yanı sıra bir başka şeyi de
karı-koca arasında gördük. Daha önce çiftler 'kocam bana bağırdı, beni dövdü,
karımın dırdırından yıldım' gibi şikayetlerle gelirken, bu şikayetler 'kocam
işten geliyor, yemek yemeden doğru internetin başına geçiyor' şeklinde olmaya
başladı. Bu nedenle böyle bir klinik açma ihtiyacı hissettik. Artık gelen
hastalarımıza sorunu ne olursa olsun, 'internet kullanıyor musun ve ne kadar süre geçiriyorsun?' şeklinde bir soru sormaya başladık.''

RAHATSIZLIKLAR


Beyazyürek, internette saatlerce kalkmamanın psikolojik, sosyal, ekonomik ve
omurga bozukluklarından, beslenmeye kadar birçok organik bozukluğa yol açtığını vurgulayarak, ''İnternetin başında uzun süre kalanlarda en çok kaygı bozuklukları ve depresyon görülüyor. İnsanın bedensel ve sosyal kadar bir de psikolojik yapısı var. O psikolojik yapının beslenmesi lazım. Sanal bir ortamın bunu beslemesi mümkün değil'' dedi.

Bir kişiye ''internet bağımlısı'' demek için bir takım kriterler gerektiğini
kaydeden Mansur Beyazyürek, şunları kaydetti:

''Eğer kişi sosyal, psikolojik ve organik yapısı olumsuz etkilendiği halde,
internetin başından ayrılamıyorsa 'bağımlı' demektir. Kişi okuluna gidemiyor veya geç gidiyorsa, derslerinde bir düşüş varsa, omurga şikayetleri başlamışsa, beslenme alışkanlıkları değişmişse, bilgisayarın başından onu kaldırdığınızda
sinirli ve gergin oluyorsa, bu kişinin internetle bir sorunu var demektir. Ancak
işi icabı uzun bir süreyi internet başında geçirenleri bunlardan ayırmak lazım,''

Prof. Dr. Beyazyürek, artık internette bile ''internet bağımlığı ve tedavi
yöntemlerine'' ilişkin siteler bulunduğuna dikkat çekerek, bunu ''ironi'' olarak
nitelendirdi.

KADINLARA DA DİKKAT...

Beyazyürek, bilmedikleri ve kendilerine yansımayan çok ciddi bir grup olduğunu da tahmin ettiklerini belirterek, kadınlara dikkat edilmesi gerektiğini ve ev kadınlarının yavaş yavaş bu işin içine girdiklerini söyledi.

Gençlerde bu durumun daha tehlikeli olduğunu kaydeden Beyazyürek, ''Kişilik
ve ruhsal yapısı olgunlaşmaya, değişime uğramaya başladığı ve şekillendiği bir dönemde sanal alemle bu kadar sıkı-fıkı olması, gençlerde gelecekte çok ciddi
ruhsal sorunlara yol açabilir'' diye konuştu.

Beyazyürek, özellikle aile ilişkileri bozuk olan erkeklerin de interneti bir
kaçış yolu olarak gördüğünü dile getirdi.

TEDAVİ VE ÖNERİLER...

İnternet bağımlılarını da diğer bağımlılar gibi ele aldıklarını ifade eden
Prof. Dr. Mansur Beyazyürek, ''Önce hangi sitelere girdikleri ve burada ne kadar
saat geçirdiklerini tespit ediyoruz. Daha sonra internette kalma sürelerini yavaş
yavaş azaltıyoruz. Eğer bir psikolojik sorun yaşıyorsa yanına da ilaç tedavisi
ekliyoruz'' dedi.

Mansur Beyazyürek, ailelerden 10 yaşından önce çocuklarını bilgisayar başına
oturtmamalarını da isteyerek, şu önerilerde bulundu:

''Çocuğunuzun bilgisayar başında geçirdiği süreyi, okuldaki durumunu,
arkadaşlarını, arkadaşlarıyla ilişkilerini, evin dışında geçirdiği hayat içinde
bilgisayarın ne kadar yer aldığını, sosyal olaylarla ne kadar ilgilendiğini
mutlaka gözleyin. Eğer bunlardan uzaklaşıyorsa arkadaş ilişkilerinden kopmuşsa ve bunların üzerine bilgisayarı koymuşsa hiç vakit geçirmeden bir profesyonele danışın.''


A.A.

HAYATIMIZI NE HALE GETIREN AMA BI O KADARDA DA KOLAYLASTIRAN INTERNET... HERSEYI YERINDE KULLANMAK NE AZ NE COK .....

Kategori: ---

 

İşte Rüyalar ülkesi Azerbaycan

Yazar: sogukkanli30-04-2007, 18:44, Gösterim: 3105

47
Konum: Güneybati Asya'da, Hazar Denizi'nin kiyisinda, Iran ve Rusya arasinda bir bölgede yer almaktadir.
Cografi konumu: 40 30 Kuzey enlemi, 47 30 Dogu boylami
Haritadaki konumu: Güneybati Asya
Yüzölçümü: Toplam: 86,600 km²
kara: 86,100 km²
su: 500 km²
Sinirlari: toplam: 2,013 km
Sinir komsulari: Ermenistan (Azerbaycan siniri) 566 km, Ermenistan (Nahçivan siniri ) 221 km, Gürcistan 322 km, Iran (Azerbaycan siniri) 432 km, Iran (Nahçivan siniri) 179 km, Rusya 284 km, Türkiye 9 km
Sahil seridi: 825 km (Hazar denizi)
Iklim: Dünyadaki mevcut 11 iklim tipinden 9'unun hüküm sürdügü Azerbaycan'da iklim oldukça çesitlidir. Azerbaycan'da iklim baslica 3 etki altindadir: Büyük Kafkas daglarinin kuzeyinden gelen soguk hava kütlelerinin etkisi; Küçük Kafkas daglarinin güneyinden gelen sicak hava akimlarinin etkisi; 825 km.lik sahil seridiyle bölgenin yani basinda bulunan Hazar Denizi'nin bölge iklimi üzerindeki etkisi. Bölgenin en rutubetli ve yagis alan yeri Talu daglari ile Lenkeran ovaligi (1600-1800mm), en kurak bölgesi ise Abseron yarimadasinin güneybati kismidir.
Arazi yapisi: Orta yükseklikte bir ülke olan Azerbaycan'in ortalama yüksekligi 657 m.dir. Ülkelerin en yüksek daglari olan Bazar düzü ve Tufandag'in zirveleri 4197-4489 metreye ulasmaktadir.
Deniz seviyesinden yüksekligi: en alçak noktasi: Hazar Denizi -28 m; en yüksek noktasi: Bazardüzü dagi 4,485 m
Dogal kaynaklari: petrol, dogal gaz, demir yataklari, metaller, alüminyum
Topraklari: Tarima elverisli: %20
sürekli ekilen: %5
otlaklar: %25
ormanlik arazi: %11
diger: %39 (2003 verileri)
Sulanan arazi: 14,550 km² (2003 verileri)
Dogal afetler: kurakliklar; bazi deniz seviyesine yakin topraklarda su baskinlari, deprem
Akarsulari: 371.000 km².lik bir alani kapsayan ve 75000 m³.lük bir hacme sahip olan Hazar Gölü ülkenin sinirlarinin bulundugu tek denizdir. Volga, Ural, Kür, Aras, Terek, Samur, Sulak gibi birçok nehrin sularini döktügü bu göle hacmi büyük oldugu için Deniz de denilmektedir. Hazar'in kuzeyden güneye ortalama uzunlugu 1200 km, eni ise ortalama 300 km. dir. Denizin ortalama derinligi 180 m en derin yeri 1020 m, en sig yeri ise 5 m. civarindadir.

İşte Rüyalar ülkesi Azerbaycan
Nüfus Bilgileri

Nüfus: 7,961,619 (Temmuz 2006 verileri)
Yas yapisi: 0-14 yas: %25.8 (erkek 1,046,501; bayan 1,011,492)
15-64 yas: %66.3 (erkek 2,573,134; bayan 2,706,275)
65 yas ve üsleri: %7.8 (erkek 246,556; bayan 377,661) (2006 verileri)
Nüfus artis orani: %0.66 (2006 verileri)
Mülteci orani: -4.38 mülteci/1,000 nüfus (2006 tahmini)
Cinsiyet orani: dogumlarda: 1.05 erkek/kadin
15 yas alti: 1.04 erkek/kadin
15-64 yaslarinda: 0.95 erkek/kadin
65 yas ve üzeri: 0.65 erkek/kadin
toplam nüfusta: 0.94 erkek/kadin (2006 verileri)
Bebek ölüm orani: 79 ölüm/1,000 dogan bebek (2006 tahmini)
Ortalama hayat süresi: toplam nüfus: 63.85 yil
erkeklerde: 59.78 yil
kadinlarda: 68.13 yil (2006 verileri)
Ortalama çocuk sayisi: 2.46 çocuk/1 kadin (2006 tahmini)
Ulus: Azeri
Nüfusun etnik dagilimi: Azeri %90, Dagistanli %3.2, Rusya %2.5, diger %4.3
Dinler: Müslümanlar %96, Ortodoks %2.5, diger %1.8
Dil: Azerice %91, Rusça %3, diger %6
Okur yazar orani: 15 yas ve üzeri
toplam nüfus: %98.8
erkek: %99.5
kadin: %98.2 (2003 verileri)

İşte Rüyalar ülkesi Azerbaycan
Yönetimi

Ülke adi: Azerbaycan Cumhuriyeti
yerel adi: Azerbaycan Respublikasi
eski adi: Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti
ingilizce: Azerbaijan
Yönetim biçimi: Baskanlik Tipi Cumhuriyet
Baskent: Bakü (Baki)
Idari bölümler: 59 il, 11 sehir, 1 bagimsiz cumhuriyet; Abseron, Agcabedi, Agdam, Agdas, Agstafa, Agsu, Ali Bayramli, Astara, Baki, Balakan, Berde, Beylaqan, Bilasuvar, Cebrayil, Celilabad, Daskesen, Deveci, Füzuli, Gedebey, Gence, Goranboy, Göyçay, Hacigabul, Imisli, Ismayilli, Kelbecer, Kürdemir, Laçin, Lenkeran, Lenkeran, Lerik, Masalli, Mingeçevir, Naftalan, Naxçivan Bagimsiz Cumhuriyeti, Neftçala, Oguz, Gabala, Gakh, Gazakh, Gobustan, Guba, Gubadli, Gusar, Saatli, Sabirabad, Seki, Salyan, Samakhi, Semkir, Samukh, Siyazan, Sumgayit, Susa, Tartar, Tovuz, Ucar, Khaçmaz, Khankandi, Khanlar, Khizi, Khocali, Khocavend, Yardimli, Yevlakh, Zengilan, Zagatala, Zerdab
Bagimsizlik günü: 18 Ekim 1991
Milli bayram: Azerbaycan Demokratik Cumhuriyetinin Kurulus Günü, 28 Mayis (1918)
Anayasa: 12 Kasim 1995
Hukuk sistemi: Uygar hukuk sistemi temel alinmistir.
Üye oldugu uluslararasi örgüt ve kuruluslar: AsDB (Asya Kalkinma Bankasi), BSEC (Karadeniz Ekonomik Isbirligi), CCC (Gümrük Isbirligi Konseyi), CE (Avrupa Konseyi), CIS (Bagimsiz Devletlerin Toplulugu), EAPC (Avrupa - Atlantik Ortaklik Konseyi), EBRD (Avrupa Yatirim ve Kalkinma Bankasi), ECE (Birlesmis Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu), ECO (Ekonomik Isbirligi Örgütü), ESCAP (Asya ve Pasifikler Ekonomik ve Sosyal Komisyonu), FAO (Tarim ve Gida Örgütü), IBRD (Uluslararasi Imar ve Kalkinma Bankasi), ICAO (Uluslararasi Sivil Havacilik Örgütü), ICFTU (Uluslararasi Serbest Ticaret Birlikleri Konfederastonu), ICRM (Uluslararasi Kizilhaç ve Kizilay Hareketi), IDA (Uluslararasi Kalkinma Birligi), IDB (Islam Kalkinma Bankasi), IFAD (Uluslararasi Tarimsal Kalkinma Fonu), IFC (Uluslararasi Finansman Kurumu), IFRCS (Uluslararasi Kizilhaç ve Kizilay Topluluklari Federasyonu), ILO (Uluslarasi Çalisma Örgütü), IMF (Uluslararasi Para Fonu), IMO (Uluslararasi Denizcilik Örgütü), Intelsat (Uluslararasi Telekomünikasyon ve Uydu Örgütü), Interpol (Uluslararasi Polis Teskilati), IOC (Uluslararasi Olimpiyat Komitesi), ISO (Uluslararasi Standartlar Örgütü), ITU (Uluslararasi Haberlesme Birligi), NAM, OAS (Amerika Devletleri Teskilati), OIC (Islam Konferansi Örgütü), OPCW (Kimyasal Silahlari Yasaklama Organizasyonu), OSCE (Avrupa Güvenlik ve Isbirligi Örgütü), PFP (Baris için Ortaklik), UN (Birlesmis Milletler), UNCTAD (Birlesmis Milletler Ticaret ve Kalkinma Konferansi), UNESCO (Egitim-Bilim ve Kültür Örgütü), UNIDO (Endüstriyel Kalkinma Örgütü), UPU (Dünya Posta Birligi), WFTU (Dünya Isçi Sendikalari Federasyonu), WHO (Dünya Saglik Örgütü), WIPO (Dünya Fikri Mülkiyet Teskilati), WMO (Dünya Meteoroloji Örgütü), WTrO (Dünya Ticaret Örgütü)

İşte Rüyalar ülkesi Azerbaycan
Ekonomik Göstergeler

Ekonomiye genel bakis: Azerbaycan'in ekonomisinin temelini tarim ve hayvancilik,sanayi , dogal kaynaklar, enerji ve dis ticaret olusturmaktadir. Elverisli iklim kosullari, çesitli tarim ürünlerinin yetismesine imkan saglamistir. Hayvancilik tarimdan sonra önemli bir faaliyettir. Ülkede 1992 yili itibariyle 1.7 milyon bas sigir, 5 milyon bas koyun mevcuttur. Kür ve Araz nehirleri üzerinde ve Kür Nehrinin Hazar Denizine döküldügü alanlarda balikçilik yapilmaktadir. Sovyetler döneminde merkezi planlama stratejileri çerçevesinde, Azerbaycan tarim ülkesi olmaya zorlanmis ve kendi sanayisini kurmasi engellenmistir. Mevcut sanayi tesislerinin çogu da eski teknolojiyi kullanmakta olup, verimlilikten düsüktür. Son yillarda bu sikintini giderilmesi için Azerbaycan devleti bir takim tedbirler almistir.
Enflasyon orani (tüketici fiyatlarinda): %9.6 (2005 verileri)
Is gücü: 5.45 milyon (2005)
Sektörlere göre isgücü dagilimi: tarim ve ormancilik %41, endüstri %7, hizmet %52 (2001)
Issizlik orani: %1.1 resmi verilere göre (2005 verileri)
Bütçe: gelirler: 3.18 milyar $; giderler: 2.986 milyar $ (2005)
Endüstri: Petrol ve dogal gaz, petrol ürünleri, çelik, demir yataklari, çimento, kimyasallar, petrokimyasallar, tekstil
Endüstrinin büyüme orani: %40 (2005 verileri)
Elektrik üretimi: 20 milyar kWh (2003)
Elektrik üretimi için kaynaklar: Fosil yakitlar: %86.46
hidro: %13.54
nükleer: %0
diger: %0 (2003)
Elektrik tüketimi: 20.25 milyar kWh (2003)
Elektrik ihracati: 700 milyon kWh (2003)
Elektrik ithalati: 2.35 milyar kWh (2003)
Tarim ve hayvancilik ürünleri: Pamuk, tahil, pirinç, üzüm, meyveler, sebzeler, çay, tütün, büyükbas hayvancilik, domuz, koyun, keçi
Ihracat tutari: 6.117 milyar $ (2005 verileri)
Ihracat ürünleri: Petrol ve gaz %75, makineler, pamuk, gida ürünleri
Ihracat ortaklari: Italya %30.3, Fransa %9.4, Rusya %6.6, Türkiye %6.3, Türkmenistan %6.3, Gürcistan %4.8, Israil %4.5, Hirvatistan %4.1 (2005)
Ithalat tutari: 4.656 milyar $ (2005 verileri)
Ithalat ürünleri: Makine ve araç - gereçler, gida ürünleri, metaller, kimyasallar
Ithalat ortaklari: Rusya %17, Ingiltere %9.1, Singapur %9.1, Türkiye %7.4, Almanya %6.1, Türkmenistan %5.8, Ukrayna %5.4, Çin %4.1 (2005)
Dis borç tutari: 1.873 milyar $ (2005)
Para birimi: Azerbaycan Manati (AZM)
Para birimi kodu: AZM
Mali yil: Takvim yili

İşte Rüyalar ülkesi Azerbaycan
Iletisim Bilgileri

Kullanilan telefon hatlari: 1,091,400 (2005)
Telefon kodu: 994
Radyo yayin istasyonlari: AM 10, FM 17, kisa dalga 1 (1998)
Radyolar: 175,000 (1997)
Televizyon yayini yapan istasyonlar: 2 (1997)
Televizyonlar: 170,000 (1997)
Internet kisaltmasi: .az
Internet servis saglayicilari: 2 (2000)
Internet kullanicilari: 678,800 (2005)

İşte Rüyalar ülkesi Azerbaycan
Ulasim ve Tasimacilik

Demiryollari: toplam: 2,957 km (1993)
Karayollari: toplam: 27,016 km
asfalt: 12,698 km
asfalt olmayan: 14,318 km (2003)
Su yollari: yok
Boru hatlari: dogal gaz 3,190 km; ham petrol 2,436 km (2006)
Limanlar: Bakü (Baki)
Hava alanlari: 36 (2006)

Kategori: ---

 

Kıyamet günüde sorulacak sorular

Yazar: sogukkanli30-04-2007, 06:25, Gösterim: 416

0
Kiyamet GÜnÜ Sorulacak Sorular
408. Ebu Berze Nadle Ibni Ubeyd el-Eslemî radiyallahu anh'den rivayet edildigine göre, Resülullah sallallahu aleyhi ve sellem söyle buyurdu:

"Hiçbir kul, kiyamet gününde, ömrünü nerede tükettiginden, ilmiyle ne gibi isler yaptigindan, malini nereden kazanip nerede harcadigindan, vücudunu nerede yiprattigindan sorulmadikça bulundugu yerden kipirdayamaz." [1]

Açiklamalar

Insanlar, kiyamet gününde, dünyada yaptiklari her isten hesaba çekilirler. Burada sayilan bes sey, hesap esnasinda sorulacak olanlarin en önemlileridir. Yoksa, sadece bunlardan sorumlu tutulup baska seylerden sorumlu olmayacaklari düsünülemez. Fakat sayilanlar disinda kalan
seyler, bunlarin detaylari, subeleri kabul edilebilir. Insanin hayati kendisine Allah'in bir emanetidir; bu emanete hiyanet etmemesi gerekir. Bir insan, hayatim Allah'in emirleri ve yasaklari dogrultusunda geçirirse, emanete hiyanet etmemis olur.

Islami anlayisa göre ilim, insana dogruyu ve yanlisi gösterir. Bilen kimse, öncelikle bilgisini hareketlerine hakim kilar ve ona göre davranislar ortaya koyar. Böylece baskalarina örnek olusunun yaninda, insanlari bilgilendirme sorumlulugunu da tasir. Herkes, kiyamet gününde,
Allah huzurunda, bildigi kadariyla vazifesini yapip yapmadigindan, ilmini hayatina uygulayip uygulamadigindan hesaba çekilecektir.

Islam dini, insanin mal kazanmasi ve zengin olmasina engel olmaz. Tam aksine, çalisip çabalamayi, elinin emegiyle geçinmeyi ve baskasina muhtaç duruma düsmemeyi tavsiye eder. Bütün bu konularda koydugu tek prensip, mali ve mülkü helal yollardan kazanmak, haram yollara sapmamak ve malin hakkini vermektir. Fakat sadece mesru yollardan kazanmakla is bitmemekte, kazancin nereye ve nasil sarfedildiginin de bilinci içinde olunmasi gerekmektedir. Bunlar yerine getirildigi takdirde, kisinin Allah huzurunda hesap verebilmek için üzerine düsen asgarî sartlara uydugu söylenebilir; istenilen de bundan ibarettir.

Insana verilen nimetlerin en kiymetlilerinden biri de saglik ve sihhattir. Çok kere bir nimeti kaybetmeden onun kiymetini bilemeyiz. Hasta olmadan önce sagligin kiymetini bilemeyisimiz de bunun önemli örneklerinden biridir. Vücut ve ruh sagligina sahip olmak, her seyden önce gelir. Bunlari korumak için bütün tedbirleri almak, en basta gelen görevlerimiz arasindadir. Zira kiyamet gününde, vücudumuzu koruyup korumadigimizdan da hesaba çekilecegiz.

Hadisten Ögrendiklerimiz

1. Kiyamet gününde hesap haktir.

2. insan bu dünyada yaptigi her seyden hesaba çekilecektir.

3. Hayat insan için bir nimet olup, bunun kiymetini bilmesi gerekir.

4. Insan faydali ilimler ögrenmeli ve ilmiyle amil olmali, ibadet ve taatlerinde samimi davranmalidir.

5. Mal ve mülk helal yoldan kazanilmali ve mesru sekilde harcanmalidir.

6. Haramlardan sakinmak suretiyle saglik ve sihhatimizi korumak görevimizdir.
--------------------------------------------------------------------------------

[1] Tirmizî, Kiyamet 1
__________________

Söz bilirsen kelam et ki,alem senden hisse alsin.Söz bilmezsen sükut eyle,herkes seni INSAN sansin (Hz. Ömer - R.A.)

Kategori: Dinimiz İslam

 

Arkadaşlar internet explorer de açılış sayfası nı değiştiremiyosanız buyrun okuyun

Yazar: sogukkanli30-04-2007, 06:08, Gösterim: 768

0
Internet Explorer Giriş Sayfası Sorunu

. Iste Çözümü ;
Once Baslat menusunden Calıstır'a tıklıyoruz. Acılan Pencereye Regedit Yazıp Enter'liyoruz. Karsımıza Kayıt Duzenleyici Cıkıor.Burdan HKEY_CURRENT_USER'ın yanındaki +'ya tıklayarak Alt menuleri acıyoruz.Ardından SOFTWARE'ı aynı sekilde Acıyoruz.Policies'i ardından Microsoft'u , Internet Explorer'ı ve SOn Olarakta Control Panel'e Tıklıyoruz . Yan Tarafta 2 Satır Görüceksiniz Birisi Varsayılan ve Onun Hemen Altında HomePage Satırı Ve Bu HomePage'ın Karsısında 0x00000001(1) Yazısını Görüyoruz.Bu HomePage'in Karsısındaki (1) Sayısı Explorer'in Giriş Sayfasının Deişimine Izın vermediginin Göstergesidir.Simdi HomePage Yazısına Cift Tıklıyoruz.Acılan Pencerede "Deger Verisi" Bolumunun Altındaki 1 Sayısını 0 Yapıyoruz Artından Tamam Diyip Pencereyi Ve Onun Ardndan Da Kayıt Duzenleyicisi'ni Kapatıyoruz. Explorer'e Sag Tıklayıp Ozellikler'i Tıklıyoruz. Ve Bakıyoruz Ki Bos Kullan Dugmesi Serbest Kalmıs ..

Kategori: ---

 

Yükses sesli müzik akciğere zarar!

Yazar: fucar29-04-2007, 09:14, Gösterim: 511

0
Yükses sesli müzik akciğere zarar!


Yükses sesli müzik akciğere zarar!

Müziği yüksek seste dinleyenler dikkat! Sağlığınızı tehlikeye atıyor olabilirsiniz.

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, ''yüksek sesli müziğin kulakların yanı sıra akciğerlere de olumsuz etkisinin olabileceğini ve akciğerleri patlatabileceğini'' bildirdi.


Kategori: Genel » Sağlık

 

GUNES

Yazar: fucar29-04-2007, 09:11, Gösterim: 470

0
GUNES




GÜNEŞ

Dünyadan 150 milyon km. uzakta olmasına rağmen, güneş bizim için gerekli olan enerjiyi kesintisiz olarak ulaştırır.
Bu dev enerjili gök cisminde hidrojen atomları devamlı olarak helyuma çevrilmektedir. Her saniye 616 milyar ton hidrojen, 612 milyon ton helyuma çevrilmektedir. Bu esnada dışarı salınan enerji 500 milyon hidrojen bombasının patlamasına denktir.
Dünyada hayat güneşten gelen enerjiyle sağlanır. Yeryüzündeki dengenin devamı ve canlılık için gereken enerjinin % 99 'u güneşten sağlanır. Söz konusu enerjinin yarısı gözle görünür ve ışık olarak alınır. Geriye kalan enerjinin büyük bir kısmı gözle görülmeyen, ama sıcaklık biçiminde ortaya çıkan kızılötesi ışınlardır.
Güneşin bir özelliği de çan gibi genleşip salınmasıdır. Bu olay her beş dakikada bir tekrarlanmakta güneşin yüzeyi bu sırada saatte 1080 km hızla, 3 km. kadar bize doğru ilerleyip sonra geri dönmektedir.

Güneş, Samanyolu'nu oluşturan 200 milyar yıldızdan biridir. Dünyadan 325.500 defa büyük olmasına rağmen, evrendeki küçük yıldızlardan sayılmaktadır. Çapı 125 bin ışık yılı olan Samanyolu'nun merkezine 30 bin ışık yılı uzaklıktadır. ( 1 ışık yılı= 9.460.800.000.000 km.)


Kategori: Dünyadan Haberler » Bilim ve Teknoloji Haberleri

 

Diş Beyazlatma Teknikleri

Yazar: fucar29-04-2007, 08:19, Gösterim: 925

0
Diş Beyazlatma Teknikleri


Diş Beyazlatma Teknikleri Pazartesi, 10 Temmuz 2006 Diş Beyazlatma (Bleaching) teknikleri
Diş beyazlatma;hidrojen peroksit veya türevi maddelerin dişin tabakalarına nüfuz etmesi ile yapılan ağartma işlemidir.

Diş beyazlatma işlemi iki temel şekilde yapılır:

1. Home Bleaching(evde yapılan beyazlatma); dişlerinizin ölçüsü alınarak şeffaf yumuşak bir plak hazırlanır.hekiminizin uygun gördüğü jel şeklindeki bleaching maddesi plağa konularak ağıza uygulanır.7-15 günlük kullanımdan sonra kontrol edilerek istenilen beyazlık elde edilinceye kadar uygulanır.Günde 2-8 saatlik uygulamanın gece uyku süresince yapılması tavsiye edilir.

2.Office Bleaching(muayenehanede yapılan beyazlatma); Klinik sartlarında hekimin 2-3 seansta ışınlı yada kimyasal olarak uyguladığı beyazlatma şeklidir.............




Kategori: Genel » Sağlık

 

FRANSA’DA DARWINİZM'İN ÇÖKÜŞ DEPREMİ

Yazar: frendly3429-04-2007, 08:15, Gösterim: 693

0
   FRANSA’DA DARWINİZM'İN ÇÖKÜŞ DEPREMİ

Fransada Yaşanan İdeolojik Deprem EVRİMCİLERİN Yaratılış Atlası PANİĞİ

Sayın Adnan Oktar'ın "Yaratılış Atlası" isimli eseri, Türkçe ve İngilizcesinin yayınlanmasından kısa bir süre sonra, Fransızca olarak da yayınlandı ve Fransa'da büyük etki meydana getirdi. Bu değerli eserin Fransanın en tanınmış simalarına ve tüm eğitim merkezlerine ulaştırılması, bugüne kadar kendi birçok sapkın felsefe ve fikirlerinin karşısında hiçbir görüşü önemsemeyen ve tehlike olarak görmeyen Fransızlarda, büyük bir şaşkınlığa ve adeta kültür şokuna neden oldu.

Kategori: ---

 

Zemzem suyunun esrarı

Yazar: fucar29-04-2007, 08:10, Gösterim: 490

0
Zemzem suyunun esrarı




1-) Avrupa`da laboratuarlarda yapilan arastirmaya gore Zemzem suyu diger
sulara gore cok daha az kukurt tasimaktadir.


2-) Yine ayni arastirmaya gore diger sulara gore cok daha besleyicidir ve
cok daha fazla mineral barindirmaktadir.


3-) Kaynagi henuz bulunamamistir. Nereden geldigi su anki teknolojiye gore
bile bilinemiyor.
Yakinlarinda hicbir kuyu yok ve denize de 80 km uzaklikta. Bu sartlarda
suyunu denizden veya baska bir kuyudan almasi
imkansiz. Nasil oluyor da yillardir suyu bitmiyor, bunu kimse bilmiyor.


4-) Açlığını gidermek için içen kişinin açlığını, susuzluğunu gidermek için
içenin susuzluğunu giderir.

Kategori: ---

 

100 yaşını geçmenin sırrı

Yazar: fucar29-04-2007, 07:45, Gösterim: 469

0
100 yaşını geçmenin sırrı
100 yaşını geçmenin sırrı


100 yaşını geçmenin sırrıUzun yaşamanın sırrı ne? Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta bir araştırmayı öne çıkardı. İnsanoğlunun en büyük hedeflerinden biri ve belki hatta başta geleni "ölümsüzlüğün" sırlarına ulaşmak. Bunu başarmak için de önce olabildiğince uzun ve sağlıklı yaşamanın sırlarını keşfetmek gerekiyor. Dünyanın her köşesinde, her gün, hiçbir masraftan, emekten kaçınılmadan sayısız araştırma yapılıyor. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, Mynet okurları için yazdı.

Bilimde ve teknolojide sağlanan ilerlemeler sayesinde, ortalama insan ömrü gelişmiş ülkelerde kadınlar için 80’i, erkekler için de 75’i buldu. Amerika’da 100 yaşını geçen, yani dalya yapan insan sayısı da her yıl %4.1 oranında artmakta.

Geçtiğimiz günlerde, Chicago Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada 1890-1900 yılları arasında doğmuş olan ve 100 yaşını geçen, yani dalya yapan ’gençlerin’ uzun yaşama sırları araştırıldı ve gerçekten çok ilginç sonuçlarla karşılaşıldı.

100 YAŞINI GEÇEN DÖRT KİŞİDEN 3’Ü KADIN

Bu araştırmanın da ilk ve en önemli çarpıcı bulgusu, 100 yaşını geçenlerin %76’sının kadın olmaları. Bu aslında sürpriz bir sonuç değil.

Kadınların erkeklere oranla daha uzun yaşamalarının esas olarak her iki cins arasındaki biyolojik ve genetik farklılıklarla ilgili olduğu düşünülüyor. Ayrıca, kadın ve erkeklerin sosyal, kültürel, çevresel... bakımlardan değişik şartlara maruz kalmaları da elbette çok önemli.

İşte bu farklar nedeniyle, koroner kalp hastalıkları, hipertansiyon, kanser, KOAH... gibi hastalıklar erkeklerde daha fazla görülüyor ve daha ölümcül seyrediyor. Bu hastalıkların da sigara ve alkol kullanımı, şişmanlık, stres... gibi erkeklerde daha fazla rastlanan risk faktörleri ile yakından ilgili olduğunu ise sanırım bilmeyen yok.

Kategori: ---

 
Geri İleri